Urla Gezilecek Yerler: İzmir Urla Gezi Rehberi

Urla nerede, nesi meşhur?
Urla, İzmir’in batısında, şehir merkezine arabayla 45 dakika kadar uzaklıkta sakin bir Ege kasabası. Bağ Yolu’ndaki şarap evleri, Barbaros ve Bademler gibi köyleri, Sanat Sokağı, İskele’si ve Klazomenai antik kentiyle meşhur.
| Nerede | İzmir’in batısı, Çeşme yolu üzerinde; İzmir merkezine yaklaşık 40-50 km |
|---|---|
| Kaç gün | Günübirlik olur; Bağ Yolu ve köyler için 2 gün ideal |
| Nasıl gidilir | Arabayla Çeşme otoyolundan; toplu taşımayla Üçkuyular’dan otobüs ya da dolmuş |
| En iyi zaman | İlkbahar (Enginar Festivali) ve Eylül (bağ bozumu); yaz hafta sonları kalabalık |
| Kaçırmayın | İskele, Sanat Sokağı, Malgaca Pazarı, Bağ Yolu, Barbaros Köyü, Klazomenai, Güvendik Tepesi’nde gün batımı |
| Nerede kalınır | Merkezde butik oteller, bağlar arasında bağ evleri (aşağıda önerilerim var) |
Bana sorarsanız katmerin en güzeli Urla’da, Malgaca Pazarı’ndaki Beğendik Abi’de yenir. Urla benim için biraz da bu: bağlar, köyler ve sofralar.
Urla Rehberlerim: Hangi Yazıda Ne Var?
Bu yazıda Urla’yı bir bütün olarak anlatıyorum; ayrıntılar kendi yazılarında:
- Urla Bağ Yolu Rehberi: şarap evleri, tadım, bağ bozumu
- Urla’da Nerede Kalınır?: merkez, İskele, Bağ Yolu ve köyler karşılaştırması
- Urla Köyleri: Barbaros, Bademler, Özbek ve diğerleri
- Urla Gezi Rotası: saat saat 1 ve 2 günlük plan
- Urla Plajları Rehberi: tesisli plajlar, doğal koylar ve Yassıcaada
- Urla’da Nerede Ne Yenir?: bütçeye göre restoranlar ve Bağ Yolu şarap evleri
- Gülbahçe’de Kitesörf: rüzgâr, sezon ve kitesörf okulları
İzmir’in diğer ilçeleri ve şehir merkezi için İzmir gezi rehberime bakabilirsiniz.
Urla Gezi Haritası: Yazıda Geçen 17 Yer
Bu haritada yazıda geçen 17 yerin tamamı var: gezilecek yerler, plajlar ve doğa, yeme içme ve alışveriş. Kategori düğmeleriyle istediğiniz grubu seçebilir, bir noktaya tıklayarak Google Haritalar’da yol tarifi alabilirsiniz.
Haritadaki 17 yerin listesi
Gezilecek yerler
- Urla İskele: Gün batımı ve hafta sonu pazarıyla deniz kenarı merkez
- Karantina Adası: 19. yüzyıl salgınlarında gemilerin beklediği ada
- Barbaros Köyü: Oyuk Festivali ve çat kapı evleriyle köy
- Bademler Köyü: Türkiye’nin ilk köy tiyatrosunun kurulduğu köy
- Klazomenai Antik Kenti: Antik zeytinyağı işliğiyle İyon kenti
- Balıklıova Köyü: Eski Rum yerleşimi
- Özbek Köyü: Taş evleri ve kafeleriyle denize sıfır köy
- Arkas Sanat Urla: Sanatseverler için sergi mekanı
Plajlar ve doğa
- Gülbahçe: Rüzgarıyla kitesörfün öne çıkan noktası
- Güvendik Tepesi: Urla’nın en meşhur gün batımı noktası
Yeme içme
- Urla Şarapçılık: Tadım menüleri ve restoranıyla popüler şarap evi
- USCA Şarapçılık: Biyodinamik üretimiyle öne çıkan bağ
- MMG Şarapçılık: Küçük ölçekli, sakin butik şarap durağı
- Perdix Şarapçılık: Urla terroirini yansıtan bağ gezileri
- Hus Şarapçılık: Az bilinen ama keşfetmeye değer bağ
- Beğendik Abi: Katmerin en güzelinin yendiği Malgaca durağı
Alışveriş
- Sanat Sokağı: El emeği tezgahlarıyla açık hava pazarı gibi sokak
Urla Gezilecek Yerler – Kısa Liste
- Urla İskele
- Urla Sanat Sokağı
- Karantina Adası
- Barbaros Köyü
- Bademler Köyü
- Klazomenai Antik Kenti
- Urla Bağ Yolu
- Güvendik Tepesi
Urla’da Ne Yapılır?
- Bağ Yolu’nda şarap tadımı
- Sanat Sokağı’nda alışveriş ve kahve molası
- Urla koylarında yüzme
- Barbaros ve Bademler köylerini keşfetme
- Gün batımında Güvendik Tepesi’ne çıkma
Urla Nerede?

Urla, İzmir merkezine yaklaşık 40-50 km uzaklıkta; şehre yakın ama kalabalıktan uzak bir kaçış noktası. Doğusunda Güzelbahçe ve Seferihisar, batısında Çeşme, kuzeybatısında Karaburun, kuzeyinde ise İzmir Körfezi var.
Yazın çok kalabalıklaşan Alaçatı ve Çeşme’ye göre daha sakin yapısını koruması, Urla’yı son yıllarda özellikle tercih edilen bir rota haline getirdi. Nüfusu 75-80 bin civarında ama yazın belirgin şekilde artıyor.
Urla İskele

Urla’ya gelenlerin yolu er ya da geç İskele’ye düşer. Denizle iç içe bu keyifli merkez; kısa bir yürüyüş yapmak, gün batımını izlemek ya da sadece Urla’nın sakin temposuna karışmak için ideal. Sahil boyunca sıralanan mekanlar da günün her saatinde küçük bir mola vermek isteyenler için güzel alternatifler sunar.
Ziyaretiniz hafta sonuna denk geliyorsa İskele Pazarı’nı mutlaka uğrayın. Üreticiden gelen taptaze sebzeler, meyveler ve Ege’nin meşhur otları, Urla’dan dönerken yanınıza alabileceğiniz en güzel tatlar arasında yer alır.
Küçük bir tarih notu: İskele’nin baktığı bu kıyılar, Antik Çağ’da Klazomenai halkı tarafından deniz tanrısı Poseidon’un koruması altında olduğuna inanılan, bereketli ve kutsal topraklar olarak görülürdü.

Urla Bağ Yolu ve Şarap Evleri
Urla’da yapılacaklar listesinin ilk sıralarında Bağ Yolu var. Bölgenin köklü bağcılık geleneğinden beslenen bu rota, bugün çok sayıda şarap üreticisinin bağlarını ve mahzenlerini ziyaret etme imkanı sunuyor (en bilinenleri aşağıda).
Tadım turları, bağ gezileri ve manzara eşliğinde geçen saatler Bağ Yolu’nu Urla’nın en özel deneyimlerinden biri yapıyor. Tadım yapacaksanız direksiyonu başkasına bırakmayı unutmayın.
Rota üzerindeki tesislere yönlendirme tabelalarıyla kolayca ulaşılabiliyor. Ancak bağlar arasında rahatça gezebilmek için özel araçla gitmek ya da en azından bisiklet kullanmak deneyimi çok daha keyifli hale getiriyor.
Bonus bilgi: Her yaz düzenlenen Bağ Bozumu Şenliği (2026’da 14-15 Ağustos’taydı; hasat ise ağustostan ekim ortasına kadar sürüyor), Urla’ya gitmek için en ideal zamanlardan biri. Üzüm hasadına tanıklık edebileceğiniz, canlı müzik eşliğinde tadımlara katılabileceğiniz bu dönem, Bağ Yolu’nu tüm canlılığıyla yaşamak isteyenler için en iyi zaman.
Urla Bağ Yolu’ndaki Şarap Üreticileri
Bağ Yolu’nda benim gittiğim yer Urla Şarapçılık oldu; tadımlar şaraphanenin bahçesinde yapılıyor ve o bahçede şarap tatmak çok güzeldi. Bütün şarap evlerini, tadım düzenini ve bağ bozumunu Urla Bağ Yolu rehberimde ayrıntılı anlattım.
- Urla Şarapçılık
- Bağ Yolu’nun en bilinen duraklarından biri. Urla’nın yerel üzümlerini modern tekniklerle buluşturan üretimleriyle tanınıyor. Tadım menüleri ve restoranı oldukça popüler.
- USCA Şarapçılık
- Biyodinamik üretim anlayışıyla öne çıkan USCA, doğaya saygılı bağcılık yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Bağ gezileri ve butik tadımlar sunuyor.
- Mozaik Şarapçılık
- Farklı üzüm çeşitlerini bir araya getiren özgün kupajlarıyla biliniyor. Samimi atmosferi ve bağ içi tadım deneyimiyle seviliyor.
- MMG Şarapçılık
- Küçük ölçekli ama iddialı üretimiyle Bağ Yolu’nun butik duraklarından biri. Sessiz, sakin ve daha kişisel bir deneyim arayanlar için ideal.
- Perdix Şarapçılık
- Urla’nın terroir özelliklerini şaraplarına yansıtmayı hedefleyen Perdix, bağ gezileri ve tadım etkinlikleriyle öne çıkıyor.
- Hus Şarapçılık
- Bağ Yolu’nun daha az bilinen ama keşfetmeye değer duraklarından biri. Sakin ortamı ve nitelikli üretimiyle dikkat çekiyor.
Karantina Adası

İskele’de otururken bile fark edilen bu küçük ada, aslında büyük bir tarihe tanıklık ediyor. 19. yüzyılda kolera ve veba gibi salgınlar sırasında İzmir’e gelen gemiler şehre girmeden önce burada durduruluyor, yolcular ve mürettebat gözetim altına alınıyordu. Ada, adını bu işlevinden alıyor.
Adanın üzerindeki taş yapılar ise Osmanlı döneminde, Fransızlara yaptırılan karantina binaları. Bugün adaya giriş ve yapıların gezilmesi mümkün olmasa da, kıyıdan bakıldığında bile Karantina Adası Urla’nın geçmişine açılan sessiz bir pencere gibi duruyor.
Gülbahçe’de Rüzgarla Dans: Urla’da Kitesörf Deneyimi
Urla, kitesörf meraklılarının da radarına girmeye başladı. Özellikle Gülbahçe bölgesi, elverişli rüzgar koşulları sayesinde kısa sürede bu sporun öne çıkan noktalarından biri haline geldi. Bölgede faaliyet gösteren birden fazla kitesörf okulu, hem yeni başlayanlar hem de deneyimli sporcular için farklı seçenekler sunuyor. Urla’da rüzgarla buluşmak isteyenler, Gülbahçe’de kitesörf deneyimini rahatlıkla yaşayabilir. Kitesörfü denemek isteyenler için detaylı önerilere ise diğer yazımdan ulaşabilirsiniz.
Manej Urla: Doğayla İç İçe, Lezzet ve Keyif Bir Arada

Burası sadece bir restoran değil; aynı zamanda bir at çiftliği, mini hayvanat bahçesi ve doğal yaşam alanı gibi düşünebilirsiniz. Geniş bir alana yayılmış, yemyeşil, huzurlu bir ortam. Tavuklar, kazlar, keçiler, midilliler… Doğayla iç içe büyüyen çocuklar gibi hissediyorsunuz.
Ama sadece çocuklar değil, yetişkinler de burada oldukça keyif alıyor çünkü Manej’in organik mutfağı da oldukça iddialı. Mevsimsel ve yerel malzemelerle hazırlanan menüsüyle hem sağlıklı hem lezzetli seçenekler sunuyor. Doğal ürünlerle hazırlanan serpme kahvaltılar, fırın yemekleri ve ferahlatıcı içecekler buranın favorileri arasında.Kısacası hem çocukların eğlendiği hem de büyüklerin dinlendiği, her yaştan ziyaretçiye hitap eden bir yer Manej. Üstelik düğün, organizasyon ya da at biniciliği dersleri gibi özel hizmetleri de var.Web: manejurla.comInstagram: @manejurla
Sanat Sokağı

Urla demek, aslında biraz da Sanat Sokağı demek… Eğer Urla’ya yolunuz düşerse bu sokak kesinlikle uğramadan geçmemeniz gereken bir yer. Urla’nın tam merkezinde yer alan bu sokak, rengarenk tezgahlarla, el emeği ürünlerle, seramikten sabuna, takıdan tekstile kadar ne ararsanız onu bulabileceğiniz bir atmosfer sunuyor. Bir açık hava pazarı gibi. Ama sadece alışveriş değil, aynı zamanda bir ruh hali de burada yaşanan. Her köşesi ayrı tatlı, her vitrini ayrı yaratıcı.Özellikle hafta sonları canlı müzik eşliğinde sokağın enerjisi bambaşka oluyor.Kısacası Urla Sanat Sokağı; bir şeyler almak için değil, yaşamak için dolaşılan sokaklardan. İçinde kaybolmaktan pişman olmayacağınız türden…
Tatlı molası için: Fırın Vourla, Lief Urla, Filos Coffee & Wine
Barbaros Köyü ve Çat Kapı Evler

Urla dendiğinde akla ilk gelen yerlerden biri hiç kuşkusuz Barbaros Köyü. Doğallığını bozmadan, kırsal yaşamın tüm sıcaklığını hala içinde taşıyan bu köy; sadece Ege’nin değil, belki de tüm Türkiye’nin en özgün köylerinden biri. Barbaros Köyü’nü farklı kılan şeylerden biri de her yıl düzenlenen Oyuk Festivali. Peki nedir bu “oyuk”? Oyuk, köy halkının el yapımı korkuluklarına verdikleri isim. Ama bu korkuluklar bildiğiniz gibi değil! Kimi mizah dolu, kimi düşündürücü, kimi tamamen sanatsal. Tüm köy bir açık hava sergisine dönüşüyor. Festival zamanı denk gelirseniz kesinlikle kaçırmayın.
Ama Barbaros’un asıl büyüsü, günlük yaşamın içine gizlenmiş bir gelenekte saklı: Çat Kapı Evler. Bu köyde bazı evlerin kapısını hiç çekinmeden çalabiliyorsunuz. İçeri girip “Bugün ne piştiyse” onu yiyebiliyor, tanrı misafiri olmanın ne demek olduğunu birebir yaşayabiliyorsunuz. Sıcacık bir çorba, dalından toplanmış sebzelerle hazırlanmış zeytinyağlılar, ocağın üstünde fokurdayan mis gibi yemek kokuları…
Bademler Köyü ve Köy Tiyatrosu

Urla’nın en özel köylerinden biriyle tanışın: Bademler Köyü. Burası sadece doğal güzelliğiyle değil, kültürel mirasıyla da gönülleri fetheden bir yer. Öyle ki, Türkiye’de ilk köy tiyatrosu bu köyde kurulmuş!
Evet, yanlış duymadınız. İlk oyununu 1933’te sahneleyen tiyatro, 1969’da bugünkü binasına kavuştu ve o günden beri perde açmaya devam ediyor. Kadrosu tamamen köy halkından oluşuyor: profesyonel oyuncular değil; çiftçiler, öğretmenler, esnaf… Herkes sahnede.
Dekor, kostüm, ne varsa hepsi imece usulüyle hazırlanıyor. Dayanışmayla, inançla sürdürülen bir sanat yuvası burası.
Bademler Tiyatrosu, sadece bir oyun sahnesi değil, aynı zamanda bir köyün hayal kurmaya ve bu hayali birlikte gerçekleştirmeye olan inancının simgesi. Eğer yolunuz Urla’ya düşerse ve oyun gününe denk gelirseniz, kesinlikle izlemeye değer. Bir sahnede bir köyün kalbini atarken görmek… anlatılmaz, yaşanır.
Not: Köyde ayrıca bir oyuncak müzesi ve organik ürün pazarı da bulunuyor.
Malgaca Pazarı: Urla’nın Tarihi Kalbi

Burası sadece bir alışveriş noktası değil; aynı zamanda tarihi bir arasta. Taş duvarları, kemerli geçitleri ve küçük dükkanlarıyla geçmişle bugün arasında köprü kuruyor. Dolaşırken esnafa “Bu iş kaç kuşaktır sizde?” diye sorsanız, büyük ihtimalle “Dedemden beri” cevabını alırsınız. Çünkü burada ticaret hala babadan oğula, elden ele, gönülden gönüle aktarılıyor. Bu pazarda alışverişin en güzel yanı, fiyat sormadan önce sohbet etmek. Her dükkanın kendine ait bir hikayesi var, dinlemeden geçmeyin.
Ve tabii ki… Beğendik Abi! Malgaca Pazarı’na gelmişken burada bir mola vermeden dönmeyin. Katmerin en güzeli burada yenir, benden söylemesi. Üstelik sadece tatlı değil, zeytinyağlılardan Urla güvecine kadar Ege mutfağının en lezzetli halleri de menüde.
Klazomenai Antik Kenti: Urla’nın Binlerce Yıllık Mirası

Urla’nın sadece deniz, şarap ve sokaklardan ibaret olmadığını söylemiştik, değil mi? O zaman sizi biraz zamanda geriye götüreyim: Klazomenai Antik Kenti’ne! Burası, İyonlular tarafından kurulmuş ve Urla’nın bilinen en eski yerleşimlerinden biri. Hatta bölgeye yerleşen ilk medeniyetlerden biri olarak Urla’nın kurucusu sayılıyor.
En dikkat çekici detaylardan biri buradaki antik zeytinyağı işliği. Kazılarda ortaya çıkarılan üretim alanları, o dönemde bölgenin nasıl bir zeytinyağı merkezi olduğunu gözler önüne seriyor.
Düşünsenize, binlerce yıl önce burada zeytin ezilmiş, yağ amforalara doldurulmuş ve başka diyarlara gönderilmiş…
Yorgo Seferis’in Evi: Şiir Gibi Bir Taş Bina

Urla’da bir taş ev var ki sadece duvarları değil, hatıraları da konuşuyor… Nobel ödüllü Yunan şair Yorgo Seferis 1900’de Urla’da doğdu ve çocukluğunun yazlarını burada geçirdi.
Birinci Dünya Savaşı başlayınca, 1914’te ailesi Urla’dan ayrılıp Atina’ya göç ediyor. Seferis yıllar sonra Paris’te hukuk okuyor, ardından diplomasiye adım atıyor.
1948-1950 yıllarında Ankara’daki Yunan Büyükelçiliği’nde görev yapıyor. Bu dönemde Urla’yı ziyaret ediyor ama çocukluğunun Urla’sını çok değişmiş buluyor.
Yine de şiirlerinde ve anılarında Urla hep var. 1963’te Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan Seferis’in ailesine ait taş ev restore edilmiş; bugün Taş Konak / Yorgo Seferis Evi adıyla butik otel olarak hizmet veriyor.
Balıklıova ve Özbek Köyleri
Urla’nın köyleri başlı başına keşiflik ve her biri ayrı bir karaktere sahip. Karaburun Yarımadası’nda yer alan Balıklıova Köyü, eski bir Rum yerleşimi ve bugün sakinliğiyle öne çıkıyor. Özbek Köyü ise denize sıfır konumuyla dikkat çekiyor; tarih boyunca Rumlar ve Türklerin birlikte yaşadığı bu köy, taş evleri, yeni açılan küçük kafe ve restoranlarıyla hem kıyıda yüzmek hem de köy havası almak isteyenler için harika bir durak.
Güvendik Tepesi ve Diğer Duraklar

Güvendik Tepesi, Urla’nın en meşhur gün batımı noktalarından biri. Bir akşamüstü yanınıza kahvenizi alıp çıkın ve manzaranın tadını çıkarın.
El emeği ürünlerle ilgileniyorsanız Kadın Üretici Pazarı’nda ve İskele Pazarı’nda keyifli bir tur atabilirsiniz. Sanatseverler Arkas Sanat Urla’yı da programına ekleyebilir; açık günlerini gitmeden kontrol edin.
Daha fazla zamanınız varsa TAD 360 derece deneyim alanında antik teknelerin replikalarını görebilir, denizcilik tarihine küçük bir yolculuk yapabilirsiniz. Balık mezatlarının o canlı enerjisini seviyorsanız, sabah erken saatte Kanto’daki mezata uğramak da ayrı bir deneyim.
Urla Enginar Festivali: Ege’nin En Lezzetli Bahar Buluşması
Ege’nin otları meşhurdur, festivalleri ise bir başka! Özellikle Alaçatı Ot Festivali son yıllarda öyle popüler hale geldi ki, festival zamanı ilçede adım atılamıyor. İşte tam da bu kalabalıktan biraz daha uzakta, ama aynı Ege ruhunu yaşatan bir alternatif var: Urla Enginar Festivali.
Her yıl ilkbaharda (genellikle Nisan sonu ya da Mayıs başı) düzenlenen festival, daha çok bir köy şenliği havasında geçiyor. Kalabalık elbette var ama Alaçatı kadar bunaltıcı değil; sokaklar rengarenk, stantlar lezzet dolu ve atmosfer samimi.
Festival boyunca hem taptaze enginarlarla yapılan yemekleri tadabiliyor, hem de yerel üreticilerin tezgahlarından alışveriş yapabiliyorsunuz. Aynı zamanda konserler, söyleşiler, atölyeler de etkinliğe renk katıyor. Üstelik Urla’nın bahar havasında, sokaklarda dolanmak bile başlı başına terapi gibi.
Ne yenir?: Enginarlı börek, enginar dolması, enginarlı tart, hatta enginarlı dondurma!
Urla Plajları ve Koyları

Urla’da denize girilecek yerler, koylar ve plajlar için Urla plajları ve koyları rehberi yazıma da mutlaka göz atın.
Urla’da Ne Yenir?
Urla’ya geldiniz, gezdiniz; peki nerede ne yiyeceksiniz? Burası Ege mutfağı sevenler için tam bir derya deniz.
Mübadele döneminden kalan Rum tarifleri, son yıllarda Urla’ya yerleşen genç neslin getirdikleriyle birleşince Urla mutfağı tam bir keşif mutfağına dönüşmüş. Nerede ne yenir, içilir sorusunun cevabı için Urla restoran önerileri yazıma göz atın.
Urla’ya Nasıl Gidilir?
Arabayla: İzmir’den Urla yaklaşık 40-50 km, yani ortalama 45 dakikalık bir yol. Çeşme otoyolunu takip edip Urla tabelalarından çıkmanız yeterli.
Toplu taşımayla: Üçkuyular Fahrettin Altay aktarma merkezinden kalkan ESHOT otobüsleriyle ya da aynı yerden kalkan beyaz Urla dolmuşlarıyla gidebilirsiniz. Hat ve saatleri gitmeden ESHOT’tan kontrol edin.
Urla’nın Tarihi
Urla, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, köklü bir Ege kasabası. Adının kökeniyle ilgili iki rivayet var: İlki, Yunancada “sazlık-bataklık” anlamına gelen Vurla kelimesinden geldiği; diğeri ise Osmanlı padişahı I. Mehmet’in komutanlarından İbrahim Bey’e söylenen “Uğur ola” sözünün zamanla “Urla”ya dönüştüğü yönünde.
Antik dönemde Klazomenai adıyla bilinen Urla, İyonlar tarafından kurulmuş ve zamanla Pers, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı’nın egemenliğine girmiş. Büyük İskender döneminde kültürel bir merkez haline gelmiş, 1080’lerde Çaka Bey ile birlikte Türklerin yönetimine geçmiştir.1390’da Osmanlı hakimiyetine giren Urla, 1919’da kısa süreli Yunan işgaline uğramış, 1922’de ise özgürlüğüne kavuşmuştur. Bugün Urla’da hala antik dönemden, Osmanlı’ya kadar uzanan tarihi izleri görmek mümkün.
Urla’da Nerede Kalınır?
Od Urla, Liman Evi, Pintura, Kekliktepe Bağevi, Manej Urla, Mitera 1905 ve Saklı Taş Konak gönül rahatlığıyla tercih edebileceğiniz yerler.
İpucum: Ben Od Urla’da kalmıştım; doğası da hizmeti de çok güzeldi. Yaz hafta sonları için erkenden yer ayırtın.
Urla mı, Çeşme-Alaçatı mı?
İkisi birbirine otoyolla yaklaşık 40 dakika ama havaları çok farklı. Urla daha sakin; bağlar, köyler ve iyi yemek ön planda. Çeşme ve Alaçatı ise kumsalları, rüzgâr sörfü ve hareketli gece hayatıyla daha kalabalık. Sakin bir hafta sonu ve sofra için Urla’yı, kum-deniz ve eğlence için Çeşme’yi seçin.
Urla’da kaç gün kalınır?
Merkez, İskele, Sanat Sokağı ve Malgaca Pazarı için bir gün yeter. Bağ Yolu’ndaki şarap evlerini, Barbaros ve Bademler gibi köyleri ve koyları da görmek istiyorsanız bir hafta sonu ayırın.
Urla araba olmadan gezilir mi?
Merkezi yürüyerek rahatça gezersiniz ve İzmir’den Urla merkeze otobüsle gelinebiliyor. Ancak Bağ Yolu, köyler ve koylar birbirinden uzak olduğu için bunları görmek istiyorsanız araç kiralamak işinizi çok kolaylaştırır.
Sık Sorulan Sorular
Sıkça Sorulan Sorular
Urla nerede?
Urla hangi ile bağlı?
Urla'da gezilecek yerler nereler?
Urla'da ne yapılır?
Urla'da nereye gidilir, hangi köyler görülmeli?
Urla kaç günde gezilir?
Bu Ay Nereye?
İlknur Acar'dan aylık kültür ve gezi rehberi: o ay görülecek sergiler, gezi rotaları, tiyatro ve etkinlikler. Ayda bir e-posta; istediğin an tek tıkla ayrılabilirsin.
Bir sorunuz ya da düzeltmeniz mi var? Instagram'dan ya da İletişim sayfasından yazın.






