Prag’a ilk kez gelen herkes aynı soruyla başlıyor: “Nerede kalmalı?” Çünkü bu şehirde konakladığın mahalle, tüm deneyimini değiştiriyor. Old Town’da kalırsan kapıyı açtığın anda tarihin içine düşüyorsun; çan sesleri, taş…
Prag’a ilk kez gelen herkes aynı soruyla başlıyor: “Nerede kalmalı?” Çünkü bu şehirde konakladığın mahalle, tüm deneyimini değiştiriyor. Old Town’da kalırsan kapıyı açtığın anda tarihin içine düşüyorsun; çan sesleri, taş…
Prag’da gezmek fark etmeden insanı acıktırıyor. Sabah bir köprüde kahve içip yürümeye başlıyorsun, öğlene doğru dar sokaklardan tarçın ve hamur kokuları geliyor, akşamüstü bir bira evinden yükselen kahkahalar seni içeri…
This post is part of a series called charles köprüsü Prag’da bazı yerler sadece görülmez, yaşanır. Charles Bridge de onlardan biri. İlk bakışta taş bir köprü gibi dursa da birkaç…
Prag Kalesi uzaktan bakınca sadece büyük görünüyor, ama yanına yaklaştıkça ağırlaşıyor; sanki taş değil de tarih üst üste yığılmış gibi. Kapıdan içeri girerken garip bir his çöküyor insana, çünkü burada…
Prag’da bazı sokaklar sadece taş değildir. Bazıları cümle taşır. Bazıları gölge taşır. Bazıları ise bir yazarın ayak izini… Kafka’yı okurken insanın içini kaplayan o tuhaf his var ya sanki rüyayla…
Amsterdam’dan günübirlik gezilecek yerler, özellikle zamanı sınırlı olanlar için büyük avantaj sağlıyor. Tren ve otobüsle kolayca ulaşılabilen bu rotalar, şehir dışına çıkmadan Hollanda’nın farklı yüzlerini görmeyi mümkün kılıyor. Amsterdam’ı birkaç…
Amsterdam’da yemek konusu, ilk bakışta biraz kafa karıştırıcı. Michelin yıldızlı restoranlar da var, sokak arasında ayakta atıştırılan lezzetler de. Ama şehri gerçekten tanımaya başladığında fark ediyorsun ki Amsterdam mutfağı, büyük…
Amsterdam’da kanallar boyunca sıralanan tekne evleri, şehri ilk kez görenlerin aklında hemen aynı soruyu uyandırıyor: İnsanlar gerçekten burada mı yaşıyor? Dışarıdan bakıldığında kartpostal gibi görünen bu evler, Amsterdam’ın en merak…
Amsterdam’ı yürüyerek gezmek mümkün ama kanalların üstüne çıktığında şehir bambaşka bir yüzünü gösteriyor. Benim için tekne turu, “gezilecekler listesinde bir madde” olmaktan çok, Amsterdam’ın ritmini gerçekten anlamaya başladığım anlardan biriydi….
Amsterdam’a ilk kez gittiğimde, en çok kafamı karıştıran kelimelerden biri “coffee shop” olmuştu. Çünkü şehirde bu terim, çoğu kişinin alışık olduğu kahve mekânı anlamının ötesinde, bambaşka bir çağrışım da yapabiliyor….
