| |

Cannes Gezi Rehberi: En Güzel Plajlar, Lezzet Durakları

Cote d'Azur, Fransız Rivierası Gezi Planı

Cannes nerede, nesi meşhur?

Cannes, Fransız Rivierası’nda Nice’in yaklaşık 30 km batısında, film festivaliyle dünyaca ünlü bir sahil kenti. La Croisette sahil yolu, eski şehir Le Suquet, Forville pazarı ve tekneyle 15 dakikadaki Lerins Adaları öne çıkıyor.

NeredeCote d’Azur, Nice’in batısı; Nice’ten trenle 25-40 dakika
Kaç gün1-2 gün; Lerins Adaları için yarım gün ekleyin
Nasıl gidilirNice Cote d’Azur Havalimanı (İstanbul’dan direkt uçuş var), oradan tren ya da otobüs
En iyi zamanMayıs-Haziran ve Eylül; Mayıs’taki film festivali haftasında oteller çok pahalı
Şehir içiMerkez yürüyerek gezilir; tramvay yok, otobüs ve taksi var
KaçırmayınLa Croisette, Festival Sarayı ve kırmızı halı, Le Suquet ve Castre Müzesi, Marche Forville, Sainte-Marguerite Adası
DenizÖzel plajlar ücretli; Plage Brigitte Bardot (eski adıyla Plage Mace) ve Plage du Midi gibi halk plajları ücretsiz

Cannes’da Festival Sarayı’nı ilk gördüğümde içimden “Eee? Bu mu yani?” dedim; çocukken gittiğim Beylikdüzü kitap fuarı geldi aklıma. Kırmızı halının ünü binanın kendisinden çok daha büyük. Ama Le Suquet’nin taş sokakları, Forville pazarı ve La Croisette’te yürüyüş, Cannes’ın festivalden ibaret olmadığını gösteriyor.

Cannes dendiğinde aklınıza yalnızca film festivali ve kırmızı halı geliyorsa, şehrin yarısını görmemişsiniz demektir. Evet, ünlülerin ve lüks otellerin dünyası burada; ama Akdeniz’e bakan sahilleri, sokak kafeleri ve tepedeki eski mahalle Le Suquet de Cannes’ın bir parçası.

20. yüzyılın başında, Cannes gerçek anlamda bir eğlence merkezine dönüşmesiyle başlamış. Bunu sağlayan en büyük etken ise kumarhaneler! Şehrin ilk büyük kumarhanelerinden Casino Municipal 20. yüzyılın başında açılmış. Bugün ise Cannes, Monako hariç, Cote d’Azur’da üç kumarhaneye sahip tek şehir olma özelliğini taşıyor. Ancak bu şehri özel kılan sadece kumarhaneleri değil elbette. Tarihi eski limanı, dar sokaklarıyla Le Suquet (Eski Şehir), sabahları taptaze yerel ürünlerle dolup taşan Marche Forville gibi pazarları ve Lerins Adaları’na bakan deniz manzarasıyla ünlü.

Üstelik 15 dakikalık bir tekne yolculuğuyla Lerins Adaları’na geçip doğayla baş başa kalabilirsiniz. Mayısta gelirseniz şehri bambaşka bulursunuz; çünkü bu dönemde Cannes Film Festivali bütün şehri sarıyor.

Cote d’Azur: “Mavi Kıyı” Adı Nereden Geliyor?

Cote d’Azur kelime anlamıyla “Mavi Kıyı” demek. Fransızca’da cote kıyı, azur ise parlak mavi veya gökyüzü mavisi anlamına geliyor. Bu bölgeye Cote d’Azur denmesinin sebebi, Akdeniz’in burada olağanüstü berrak ve canlı bir mavi renkte olması. Bu isim, 1887 yılında Fransız yazar Stephen Liegeard tarafından popüler hale getirilmiş. Liegeard, “Cote d’Azur” terimini kullanarak bölgenin güzelliklerini anlatan bir kitap yazmış ve o tarihten sonra bu isim yaygın olarak kullanılmaya başlanmış.

Genellikle Fransız Rivierası olarak da bilinen Cote d’Azur, Fransa’nın güneydoğusunda, Akdeniz boyunca uzanan sahil şeridi. Nice, Cannes, Saint-Tropez, Antibes, Menton ve Monako gibi ünlü tatil beldelerini kapsıyor. 19. yüzyıldan itibaren aristokratların, sanatçıların ve ünlülerin gözdesi haline gelmiş ve bugün de lüks tatillerin, sanatın, doğanın ve gece hayatının merkezi olmaya devam etmekte.

Bölgenin diğer kasabalarını ve hepsini birleştiren rotayı Fransız Rivierası rehberimde anlattım.

Cannes

Cannes’dan Bunları Yapmadan Dönmeyin!

Kırmızı halıda poz verdiniz, La Croisette’te yürüdünüz; peki gerisi? Cannes’dan dönmeden önce yapmanızı önerdiğim şeyler:

Festival Sarayı’nın önünde kırmızı halıya çıkın
Ünlü merdivenlerin önünde o klasik pozu vermeden dönmeyin; çevresindeki yerlerde ünlülerin el izlerini de bulacaksınız.

Le Suquet’de gün batımını izleyin
Şehrin tarihi mahallesi Le Suquet’ye çıkın; taş sokakların arasından limana ve Croisette’e bakan en güzel gün batımı buradan görünüyor.

Marche Forville’de kahvaltı yapın
Sabah erken gidin, taze kruvasan ve peynir alıp bir köşede oturun; Cannes’ın yerel hayatını en iyi burada görürsünüz.

Lerins Adaları’na geçin
15 dakikalık tekne yolculuğuyla şehirden çıkıyorsunuz. Sainte-Marguerite’te yüzebilir, Saint-Honorat’ta keşişlerin ürettiği şarabı tadabilirsiniz.

Bir kumarhaneye uğrayın
Cannes, Monako hariç Cote d’Azur’da en çok kumarhanesi olan şehir. Küçük bir bütçe ayırıp birkaç oyun denemek de yolculuğun eğlencesi.

Sahilde gün batımında bir kadeh şarap için
Croisette boyunca deniz kenarındaki barlardan birinde gün batımını beklemek, Cannes akşamlarının klasiği.

Cannes Gezi Haritası: Yazıda Geçen 31 Yer

Bu haritada yazıda geçen 31 yerin tamamı var: gezilecek yerler, plajlar ve doğa, yeme içme, kahve ve tatlı ve alışveriş. Kategori düğmeleriyle istediğiniz grubu seçebilir, bir noktaya tıklayarak Google Haritalar’da yol tarifi alabilirsiniz.

Haritadaki 31 yerin listesi

Gezilecek yerler

  1. Le Suquet (Eski Şehir): Taş sokaklı, manzaralı en eski mahalle
  2. Notre-Dame-d’Esperance Kilisesi: Le Suquet’de 16. yüzyıldan kalma kilise
  3. Castre Müzesi (Musee de la Castre): 11. yüzyıl kalesinde, kulesi manzaralı müze
  4. La Croisette: Palmiyeli, lüks otelli ünlü sahil yolu
  5. Palais des Festivals (Festival Sarayı): Film festivalinin kırmızı halılı sarayı
  6. Villa Domergue: Festival jürisinin toplandığı bahçeli villa
  7. Eski Liman (Vieux Port): Lerins Adaları teknelerinin kalktığı liman
  8. Fort Royal (Kraliyet Kalesi): Demir Maskeli Adam’ın tutulduğu kale
  9. Ecomusee Sous-Marin (Sualtı Müzesi): Şnorkelle görülebilen dev yüz heykelleri
  10. Lerins Manastırı (Abbaye de Lerins): Kendi şarabını üreten tarihi manastır

Plajlar ve doğa

  1. Sainte-Marguerite Adası: Çam ve okaliptüs kaplı, gizli koylu ada
  2. Saint-Honorat Adası: Rahiplerin yaşadığı sakin huzur adası
  3. Plage de la Croisette: La Croisette boyunca halk plajı
  4. Plage Brigitte Bardot: Festival Sarayı yanında merkezi halk plajı
  5. Plage du Midi: Batıda sakin, gün batımı güzel halk plajı
  6. Palm Beach Plajı: Rüzgar sörfü ve paddleboard için plaj
  7. Plage Vegaluna: Genç ve rahat atmosferli özel plaj
  8. Plage du Martinez: Festivalde ünlülerin takıldığı özel plaj
  9. La Mome Plage: St. Tropez havasında özel plaj

Yeme içme

  1. Astoux et Brun: Deniz ürünleri denince ilk akla gelen yer
  2. L’Escale: Sainte-Marguerite’te midye ve karides
  3. La Toque d’Or: Yaratıcı ve sofistike Fransız mutfağı
  4. La Table du Chef: Günlük değişen menülü fine dining
  5. Le Caveau 30: Deniz ürünleri ve klasik Fransız yemekleri
  6. Mantel: Modern dokunuşlu Akdeniz mutfağı
  7. Da Laura: Ev yapımı pizza ve makarnalı İtalyan

Kahve ve tatlı

  1. L’Epicurieux: Şarap ve tapas sunan kafe
  2. Jean-Luc Pele: Makaronlarıyla ünlü çikolatacı

Alışveriş

  1. Rue d’Antibes: Ulaşılabilir markalarla şık alışveriş caddesi
  2. Marche Forville (Forville Pazarı): Peynir, şarap ve yerel ürünlerin pazarı
  3. Autour d’un Livre: Rue d’Antibes’te Fransızca kitapçı

Cannes’da Gezilecek Yerler


Le Suquet – Eski Şehir

Cannes

Lüks sahil hayatından biraz uzaklaşıp zamanda geriye gitmek isterseniz Le Suquet’ye çıkın. Burası Cannes’ın en eski mahallesi: daracık taş sokaklar, küçük kafeler ve tepeden şehre bakan bir manzara. Merdivenleri biraz yorucu ama yukarıdaki manzara buna değiyor.

Tepeye çıktığında karşına Cannes’ın en güzel panoramik manzarası çıkacak. Le Suquet, Cannes’ın en iyi restoranlarından bazılarına ev sahipliği yapıyor. Deniz ürünleriyle ünlü Astoux et Brun, Fransız mutfağının efsanelerini sunan Table 22 ya da sokaktaki minik bir fırında taptaze kruvasan yemek… Seçenek çok, karar zor!

Burada Castre Müzesi ve Notre Dame de l’Esperance Kilisesi var. Müzenin bulunduğu kale 11. yüzyıldan kalma ve Cannes’ın en yüksek noktalarından biri.

Notre-Dame-d’Esperance Kilisesi

Cannes

Le Suquet’nin tepesinde şehre bakan Notre-Dame-d’Esperance Kilisesi, 16. yüzyılda Gotik ve Rönesans üslupları karıştırılarak yapılmış ve Cannes’ın en eski dini yapılarından biri. Asıl ziyaret sebebi ise önündeki meydandan görünen liman ve Croisette manzarası. Yazın kilisenin avlusunda “Les Nuits Musicales du Suquet” klasik müzik festivali düzenleniyor; yazın gidecekseniz konser takvimine bakın.

Musee de la Castre – Castre Müzesi

Cannes

Müze, Le Suquet’de bir zamanlar Orta Çağ keşişlerinin yaşadığı, 11. yüzyıldan kalma bir kalenin içinde. Yapı zamanla arkeolojik eserlerden uzak diyarlardan gelen sanat koleksiyonlarına kadar pek çok eserin sergilendiği bir müzeye dönüşmüş.

İçeride antik haritalar, etnografik eserler, müzik aletleri ve Afrika ile Okyanusya’dan getirilmiş sanat eserleri var. Bence asıl güzel yanı ise müzenin kulesi: tepeden La Croisette, liman ve deniz tek karede görünüyor. Gün batımına yakın çıkarsanız manzara daha da güzel.

La Croisette

Cannes

Cannes’ın kalbi bana sorarsanız La Croisette: lüks otellerin, butiklerin ve plaj kulüplerinin sıralandığı 2 km’lik sahil yolu. Bir yanda palmiyeler ve kumsal, diğer yanda ünlü oteller ve restoranlar. Kalabalık başlamadan sabah yürüyüşü için en güzel rota.

Plajların çoğu özel ama halk plajları da var; Plage de la Croisette ya da Plage Brigitte Bardot’de ücretsiz denize girebilirsiniz. Croisette aynı zamanda alışveriş caddesi; almasanız bile vitrinlere bakmak keyifli. Denize karşı yemek için Le Vesuvio’da pizza, La Mome Plage’de deniz kenarında bir kadeh şarap iyi seçenekler. Yolun bir ucunda da Palais des Festivals var.

Palais des Festivals (Festival Sarayı)

Cannes

Cannes Film Festivali’nin düzenlendiği Palais des Festivals, önündeki kırmızı halının dünyanın en çok fotoğraflanan merdivenlerinden biri olmasıyla ünlü.

Girişte de anlattığım gibi bina ilk görüşte insanı biraz hayal kırıklığına uğratabiliyor; gösterişsiz, sıradan bir yapı. Ama o kırmızı halı… İçeri girmeseniz de halının önünde bir poz vermeden ayrılmayın.

Binanın çevresinde yerlerde ünlülerin el izleri var: Quentin Tarantino, Meryl Streep, Leonardo DiCaprio gibi isimlerin izlerini arayıp elinizi üzerine koyabilirsiniz. Bina genel ziyarete açık değil; içini yalnızca turist ofisinin belirli tarihlerde düzenlediği ücretli rehberli turlarla görebilirsiniz. Dışarıda dolaşmak da yeterince keyifli.

Mayısta buradaysanız Palais des Festivals bambaşka bir yere dönüşüyor; ünlülerin geçişini görmek için erkenden yer kapan kalabalığa karışabilirsiniz. Dışarıdan sıradan görünse de Cannes’ın kalbi burada atıyor.

Rue d’Antibes

Cannes

Cannes’da alışveriş için ilk adres Rue d’Antibes. La Croisette’in ultra lüks vitrinlerine göre daha ulaşılabilir ama yine şık bir cadde. Büyük moda markalarından küçük butiklere, parfümcülerden yerel tasarım dükkânlarına kadar her şey burada.

Zara, Mango, & Other Stories, Maje, Sandro, The Kooples gibi markaların mağazaları var; yani hem şık hem de ulaşılabilir fiyatlı parçalar burada. Fransız tasarımcıların butiklerinde özel tasarım elbiseler, el yapımı takılar ve aksesuarlar bulabilirsiniz.

Caddedeki kafelerde alışverişe ara verip kahve içebilirsiniz; L’epicurieux ve Armani Caffe bunlardan ikisi. Fransızca kitap karıştırmayı seviyorsanız Autour d’un Livre gibi küçük kitapçılar var. Çikolata ve tatlı dükkânları da cabası: Jean-Luc Pele’nin makaronlarını tatmadan dönmeyin.

Marche Forville – Forville Pazarı

Cannes

Cannes’ın lüks yüzünden biraz uzaklaşıp yerel hayatı görmek isterseniz Marche Forville’e (Forville Pazarı) uğrayın. Biraz Provence havası, bolca Akdeniz ürünü; “burada yaşasam her sabah gelirdim” dedirten bir pazar.

Burada Fransız peynirlerinin en güzel çeşitlerini tadabilirsiniz: Comte, Brie, Roquefort… Yanına taze baget ve zeytin, bir de yerel şaraplardan bir şişe aldınız mı, piknik hazır. Dikkat: Marche Forville pazartesi hariç her gün açık, pazar günleri saatleri daha kısa.

Villa Domergue – Domergue Villası

Cannes

Şehre tepeden bakan bahçeleriyle bu malikane, ressam ve afiş tasarımcısı Jean-Gabriel Domergue ile heykeltıraş eşi Odette Domergue tarafından 1930’larda yaptırılmış. Burayı özel kılan şey, Cannes Film Festivali jürisinin zaman zaman burada toplanıp ödül kararlarını görüşmesi; yani Altın Palmiye’nin kaderi burada belirlenmiş olabilir. Villa şehir merkezine biraz uzak ama arabayla 10 dakikada ulaşılıyor; sakin bir mola için iyi bir adres.

Les Murs peints – Boyalı Duvarlar 

Cannes

Les Murs Peints, yani Cannes’ın dev duvar resimleri, şehrin dört bir yanına dağılmış sinema sahneleri gibi. Yürürken bir anda karşınızda Marilyn Monroe’nun gülümseyen yüzü ya da Charlie Chaplin beliriveriyor.

Bu duvar resimleri, sadece şehri güzelleştirmek için yapılmadı; Cannes’ın sinemayla iç içe geçmiş ruhunu anlatıyor. 2002’den beri şehrin farklı noktalarına yerleştirilen bu sanat eserleri, ünlü film sahnelerini, karakterleri ve sinema ikonlarını ölümsüzleştiriyor. Alfred Hitchcock’tan James Bond’a, Buster Keaton’dan Pulp Fiction’a kadar herkes burada! Bu duvarları keşfetmek için şehrin sokaklarını dolaşman yeterli!

Cannes Film Festivali’nin Perde Arkası: Bir Hayalin Gerçek Olma Hikayesi

Cannes

Her büyük hikayenin bir başlangıcı vardır, ama Cannes Film Festivali’ninki tam anlamıyla sinematik bir olay örgüsü gibi! Her şey 1938 yılında, Venedik’te başlıyor. O dönem Venedik Film Festivali jürisi, Mussolini ve Hitler’in baskısı altında ve ödülleri, Nazi propagandasını anlatan bir belgesel lehine değiştirmek zorunda kalıyor. İşte tam da bu olay, Cannes Film Festivali’nin doğuşuna ilham oluyor!

Bu olayın ardından Fransız diplomat ve tarihçi Philippe Erlanger, baskılardan uzak, özgür bir festival hayali kuruyor. Dönemin Eğitim Bakanı Jean Zay fikri destekliyor ve 1 Eylül 1939’da, Venedik ile aynı tarihlerde Cannes’da ilk uluslararası film festivali düzenlenmeye hazırlanıyor. Ama tam o gün savaş başlıyor ve festival daha açılmadan iptal ediliyor. Savaş bittiğinde, Temmuz 1945’te, Fransa harap halde.

Erlanger yine de fikrinden vazgeçmiyor. Para yok ama bağış fonları oluşturuluyor ve 1946’da ilk resmi Cannes Film Festivali düzenleniyor. Festival zamanla dünyanın en prestijli film festivallerinden biri haline geliyor.

Tabii ki festival tarihine damga vuran Türk sineması başarılarını unutmamak lazım:

1982 – Yılmaz Güney’in “Yol” filmi Türkiye’ye ilk Altın Palmiye’yi getirdi.
2003 – Nuri Bilge Ceylan’ın “Uzak” filmiyle Muzaffer Özdemir ve Emin Toprak En İyi Erkek Oyuncu ödülünü, film de Jüri Büyük Ödülü’nü aldı.
2008 – Nuri Bilge Ceylan “Üç Maymun” ile En İyi Yönetmen ödülünü aldı.
2011 – “Bir Zamanlar Anadolu’da” Jüri Büyük Ödülü’nü kazandı.
2012 – Rezan Yeşilbaş’ın “Sessiz” adlı kısa filmi Altın Palmiye aldı.
2014 – Nuri Bilge Ceylan’ın “Kış Uykusu” Türkiye’ye ikinci Altın Palmiye’yi getirdi.

Lerins Adaları: Sainte-Marguerite ve Saint-Honorat

Cannes

Sainte-Marguerite Adası: Doğa, Tarih ve Esrarengiz Bir Mahkum!

Cannes’ın eski limanından 15 dakikalık feribot yolculuğuyla ulaşılıyor. Sainte-Marguerite çam ve okaliptüs ağaçlarıyla kaplı; yürüyüş için sakin patikalar ve denize girebileceğiniz küçük koylar var. Ada doğası kadar gizemli geçmişiyle de ünlü.

Adanın en ünlü yapısı Fort Royal (Kraliyet Kalesi), kitaplara ve filmlere konu olan Demir Maskeli Adam’ın yıllarca tutulduğu yer. Kim olduğu hâlâ bir sır. Adada birkaç restoran var; en bilineni L’Escale, taze midye ve karidesleriyle.

Ecomusee Sous-Marin: Cannes’ın Sualtı Müzesi!

Cannes

Bu müze, dalarak ya da şnorkelle gezilen bir sanat galerisi. Sainte-Marguerite Adası’nın açıklarında, 3-5 metre derinlikte duran dev heykeller zamanla deniz canlılarıyla kaplanmış. İngiliz sanatçı Jason deCaires Taylor’ın tasarladığı altı dev yüz heykeli buraya bırakılmış.

Her biri yaklaşık 2 metre boyunda ve 10 ton ağırlığında. Heykeller, Cannes’da yaşayan yerel halktan seçilen kişilerin yüzlerinden yola çıkılarak yapılmış ve deniz canlıları için yapay bir resif işlevi görüyor; üzerlerinde yosun ve mercanlar büyüyor. Tüplü dalış eğitimi gerekmiyor, şnorkelle yüzerek bile heykelleri görebilirsiniz.

Serbest dalış ya da tüplü dalış yapabiliyorsanız daha yakından görebilirsiniz. Heykeller adanın güney kıyısında, kıyıdan birkaç yüz metre açıkta.

Saint-Honorat Adası: Rahiplerin Huzur Tapınağı

Cannes

Sainte-Marguerite doğası ve tarihiyle öne çıkıyorsa, Saint-Honorat sessizliğiyle öne çıkıyor. 1600 yıldır keşişlere ev sahipliği yapan ada bugün de bir manastır adası. Cannes limanından yaklaşık 20 dakikalık tekne yolculuğuyla ulaşılıyor. Adanın en önemli yapısı Lerins Manastırı; 5. yüzyıldan beri burada yaşayan keşişler hâlâ inziva hayatını sürdürüyor.

Keşişler yüzyıllardır üzüm yetiştirip şarap yapıyor; manastırın Saint-Honorat şarapları yalnızca burada satılıyor, hatıra olarak bir şişe almak isteyebilirsiniz. Ada Sainte-Marguerite kadar turistik ve hareketli değil; sessizliği seviyorsanız size göre.

Hangi Adaya Gitmeli?

Tarih, doğa yürüyüşü ve deniz istiyorsanız: Sainte-Marguerite
Sessizlik, manastır ve şarap istiyorsanız: Saint-Honorat

Vaktiniz varsa ikisini aynı güne sığdırmak mümkün.

Cannes Plajları: Lüks mü, Halk Plajı mı?

Cannes’da iki tip plaj var: ücretli özel plajlar ve ücretsiz halk plajları. Hangisini seçeceğiniz bütçenize ve tatil tarzınıza bağlı.

Özel Plajlar

Şezlonga uzanıp servis almak isterseniz Cannes’ın ünlü özel plajlarına bakın. Giriş ücretli ama hizmet ve konfor ona göre.

Plage du Carlton – Carlton Hotel’e ait, Cannes’ın en ikonik plajı; filmlerden tanıdığınız beyaz şemsiyeler ve şezlonglar burada.

Plage de l’Ondine – Gün boyu şezlongda uzanıp deniz ürünleri eşliğinde bir kadeh rosé içmek isteyenler için.

Plage Vegaluna – Daha genç ve rahat bir atmosfer arayanlar için.

Plage du Martinez – Festival sırasında ünlülerin buluştuğu plaj; konforlu ama fiyatlar da ona göre.

La Mome Plage – Saint-Tropez havasında, eğlenceli bir özel plaj.

Fiyatlar: Özel plajlarda şezlong ücreti sezona ve plaja göre değişiyor; yazın günlük birkaç on euroyu rahatça buluyor. Para ödemeden denize girmek isterseniz halk plajlarına bakın.

Ücretsiz Halk Plajları

Cannes’da denize girmek için servet harcamanız gerekmiyor. Havlunuzu serip ücretsiz yüzebileceğiniz halk plajları:

Plage Brigitte Bardot – Palais des Festivals’in hemen yanında, Cannes’ın en merkezi halk plajı. Kumu ince ama kalabalık olabiliyor.

Plage Zamenhof – La Croisette’in sonlarına doğru, halk plajı olmasına rağmen oldukça düzenli; şezlong kiralanabilen bölümleri de var.

Plage du Midi – Şehrin batısında, daha sakin bir alternatif; yerlilerin sevdiği bir plaj.

Palm Beach Plajı – Rüzgâr sörfü ve paddleboard için Cannes’daki en iyi noktalardan biri.

Adalardaki Plajlar

Şehir plajlarından sıkılırsanız kısa bir tekne yolculuğuyla adalara geçebilirsiniz:

Sainte-Marguerite Adası plajları – 15 dakikalık feribot yolculuğuyla ulaşılan, doğayla iç içe ve berrak sulu koylar.

Saint-Honorat plajları – Daha sakin bir ada; hem yürüyüş yapıp hem denize girebilirsiniz.

Plaj İçin İpuçları

Özel plajlar mayıs-eylül arasında dolu oluyor, rezervasyon yapın.
Halk plajlarında şezlong yok, havlunuzu yanınıza alın.
En güzel gün batımı Plage du Midi’den ya da Croisette’in batı ucundan görülüyor.

Cannes

Cannes’da Ne Yenir? En İyi Restoranlar

Akdeniz mutfağının en güzel örneklerini bulacağınız bu şehirde ister Michelin yıldızlı bir restoranda akşam yemeği yiyin, ister pazarda taze deniz ürünleri alın. Cannes’da yemek yiyebileceğiniz adresler:

İpucum: Cannes’da restoranlar sık el değiştiriyor; gitmeden açık olduklarını ve güncel menülerini kontrol edin.

Lüks ve Michelin Yıldızlı Restoranlar

La Palme d’Or (2 Michelin Yıldızı)
Cannes’ın en prestijli restoranı; şef Christian Sinicropi’nin yaratıcı Fransız mutfağı. Fiyatlar yüksek; özel bir akşam için ayırın. (Grand Hyatt Martinez Hotel içinde)

La Toque d’Or
Yaratıcı Fransız mutfağı; gurme tabaklar ve şarap eşleşmesiyle uzun bir akşam yemeği için.

La Table du Chef
Michelin yıldızı yok ama günlük değişen menüsü ve taze malzemeleriyle fine dining sevenler için iyi bir seçenek.

Bobo Bistro
Şık ama resmi olmayan bir restoran arıyorsanız; deniz ürünleri, organik malzemeler ve iyi bir şarap listesi.

Deniz Ürünleri İçin

Astoux et Brun
Cannes’da deniz ürünleri denince ilk akla gelen yer: jumbo karides, istiridye ve midye. Deniz kenarında değil ama fiyatları makul.

Le Caveau 30
Hem deniz ürünleri hem klasik Fransız yemekleri; özellikle karides ve deniz tarağı tabağı seviliyor.

Mantel
Akdeniz mutfağını modern dokunuşlarla yorumlayan bir restoran; ızgara ahtapot ve deniz ürünlü risotto öne çıkıyor.

Rahat ve Samimi Mekanlar

Da Laura
İtalyan mutfağı arıyorsanız: ev yapımı makarna, pizza ve tiramisu.

Le Troquet a Soupes
Çorbaları ve rustik Fransız yemekleriyle, ev yemeği sevenler için.

Le Bistrot Gourmand
Klasik Fransız mutfağı, samimi ortam ve uygun fiyatlar; şefin günlük menüsüne bakın.

Şarap ve Atıştırmalık Mekanları

Bar a Vin
Cannes’ın iyi şarap barlarından biri; yanında Fransız peynirleri ve şarküteri tabağı.

L’Epicurieux
Şarap ve küçük tabaklar için keyifli bir akşam adresi.

Le Roof
Şehri yüksekten izleyen bir çatı barı; gün batımında deniz manzarasıyla kokteyl için.

Cannes’da Denenecek Lezzetler

Bouillabaisse – Marsilya usulü safranlı balık çorbası; Cannes’da da sık karşınıza çıkıyor.

Pissaladiere – Üzerinde karamelize soğan, zeytin ve ançüez olan Provence usulü ince pizza.

Beignets de Fleurs de Courgettes – Kabak çiçeği kızartması; Provence ve Nice mutfağının klasiği.

Tarte Tropezienne – Saint-Tropez’den çıkan, içi kremalı yumuşak bir tatlı.

Cannes’ın Tarihi: Balıkçı Köyünden Film Yıldızlarına!

Bugün lüksün, film yıldızlarının ve kırmızı halının merkezi olan Cannes, aslında yüzyıllar boyunca sakin bir balıkçı kasabasıymış.

Cannes’ın geçmişi 2. yüzyıla kadar uzanıyor. O zamanlar burası küçük bir Roma kolonisiymiş ve deniz ticareti yapan tüccarların uğrak noktasıymış. Ancak, Orta Çağ’da korsanlar ve yağmacılar sık sık saldırdığı için insanlar kıyıdan biraz uzaklaşıp, Le Suquet tepesine kaçmaya başlamış.

Cannes adının kökeni: Bir görüşe göre ad bölgedeki “canna” denen sazlıklardan, bir başka görüşe göre Roma döneminde burada yaşayan bir kabileden geliyor. Şehrin kaderi 1834’te İngiliz Lord Henry Brougham ile değişiyor: Nice’e gitmeyi planlayan Lord, kıyıdaki kolera salgını nedeniyle uygulanan karantina yüzünden Cannes’da kalmak zorunda kalıyor, burayı çok beğenip bir villa yaptırıyor ve ardından İngiliz aristokratlar akın akın gelmeye başlıyor.

Lord Brougham, burada şık bir malikane yaptırmış ve İngiliz aristokratlarını da peşinden getirmiş.

Bu dönemde yapılan ikonik yapılar:
Carlton Hotel (1911) – Cannes’ın en lüks otellerinden biri hâlâ burada.
La Croisette – Meşhur sahil yolu bu dönemde şekillenmeye başlıyor.
Cannes Limanı büyütülüyor ve şehir Akdeniz’in gözde noktalarından biri haline geliyor.

Bugün Cannes denince ilk akla gelen şey film festivali. Festivalin aslında faşist baskıya karşı bir tepki olarak doğduğunu yukarıda anlattım.

Cannes’a Nasıl Gidilir?

Uçakla: Cannes’a en yakın büyük havalimanı Nice Cote d’Azur (yaklaşık 27 km). İstanbul’dan Nice’e direkt uçuşlar var. Cannes-Mandelieu havalimanı ise yalnızca özel uçaklara ve iş jetlerine hizmet veriyor.

Trenle: Nice‘ten Cannes’a bölgesel trenle (TER) 25-40 dakikada geliyorsunuz; ineceğiniz istasyon şehir merkezindeki Cannes Gare. Marsilya‘dan da tren var, yaklaşık 2 saat sürüyor.

Nice Havalimanı’ndan Cannes’a doğrudan otobüs de var; trafiğe göre 45-60 dakika sürüyor.

Cannes’da Şehir İçi Ulaşım Nasıl Sağlanıyor?

Cannes’de şehir içi ulaşımda raylı sistem yok ne yazık ki. Otobüs ve taksiler kullanılıyor. Esasında, burayı keşfetmek için en iyi seçenek yürümek olsa da ihtiyaç duyduğunuz takdirde otobüs ya da taksileri kullanabilirsiniz. Otobüsler oldukça sık geçiyor. Bileti otobüs duraklarından ya da otobüs şoföründen temin edebiliyorsunuz. Otobüs bileti taksimetre açılış ücretinin hemen hemen yarısına geliyor, üstelik 10 geçişlik bilet aldığınızda bu rakam daha da aşağıya iniyor. Euro kurunu düşününce, otobüs daha mantıklı bir seçenek olabilir.

Cannes’a Ne Zaman Gidilir?

Cannes’a gitmek için en iyi zaman tamamen ne yapmak istediğine bağlı! Mayıs, kırmızı halının serildiği Cannes Film Festivali zamanı ve şehirde yıldızlarla dolu bir atmosfer var. Ancak otel fiyatları tavan yapıyor! Haziran ve Temmuz, sıcak hava ve deniz tatili için mükemmel; plajlar hareketli, sahil kulüpleri canlı, yat gezileri ve su sporları için en iyi dönem.

Yaz kalabalığından kaçmak isterseniz eylül ve ekim en iyi alternatif: hava hâlâ sıcak, deniz güzel ama turist azalmış oluyor. Kışın (aralık-şubat) Cannes daha sessiz; yılbaşı süslemeleri, alışveriş ve sanat galerileri için iyi bir zaman. Kısacası sakinlik mi, kalabalık mı, festival mi aradığınıza göre seçin.

Cannes’da Nerede Kalınır?

Şehir Merkezi

Burası şehrin en popüler noktası diyebiliriz. Bilhassa lüks butikler, restoranlar, eğlence merkezleri ve kafeleri tercih edenler için. Aynı zamanda tren istasyonuna da oldukça yakın.

La Croisette

Cannes

Şehrin en popüler otellerinde konaklamak istiyorsanız, doğru bölgedesiniz. Sabahı deniz manzarası ve mis gibi Akdeniz kokusu ile karşılamak istiyorsanız ve plajın çok yakınınızda olması önceliğiniz ise, sizin için doğru yer La Croisette. Elbette, sunduğu bu ayrıcalıklar otel fiyatlarına da yansıyor. Cannes’ın en lüks otellerinden biri olan InterContinental Carlton, Hotel Martinez by Hyatt  ve Hotel Barriere Le Majestic bu bölgede bulunuyor. 

Le Suquet

Cannes

Bence Cannes’ın en güzel manzaralarından bir kısmını Le Suquet’de göreceksiniz. Daracık sokaklarında yürümek sizi kısa süreli bir zaman yolculuğuna çıkaracak. Şehir merkezinin karmaşasından uzak, La Croisette’nin lüksünden ayrı buranın bambaşka bir güzelliği var. Tarihi dokun sevenler için, mutlaka tercih edilmesi gereken bir bölge Le Suquet. Burada hem uygun fiyatlı hem de lüks ve yüksek fiyatlı konaklama seçenekleri bulabilirsiniz. Yine Cannes’ın en lüks otellerinden biri olan Radisson Blu 1835 & Thalasso’da bu bölgede yer alıyor. 

La Californie

Cannes

Eskiden Avrupa kraliyet ailelerinin gözdesi olan La Californie’de şimdilerde lüks villalar bulunuyor. Akdeniz sakinliği içerisinde, yemyeşil bir doğanın kucağında lüks bir konaklama hizmeti arıyorsanız, burayı tercih edebilirsiniz. Oldukça seçkin bir bölge. 

Petit Juas

Kalabalıktan uzak ama şehre de yakın olmak isteyenler için, sessiz, sakin, keyifli bir bölge. Buraya da villalar hakim. Aynı zamanda daha düşük bütçe ile konaklayabileceğiniz 2 ve 3 yıldızlı oteller de mevcut.

Sık Sorulan Sorular

Cannes Film Festivali ne zaman yapılır?

Cannes Film Festivali her yıl mayıs ayının ikinci yarısında, yaklaşık 10-12 gün sürer. Festival, La Croisette üzerindeki Palais des Festivals’te düzenlenir.

Cannes Film Festivali nasıl ortaya çıktı?

Festival fikri 1938’de Venedik Film Festivali’ne tepki olarak Fransız diplomat Philippe Erlanger’den çıktı. İlk festival 1 Eylül 1939’da başlayacaktı ancak savaş nedeniyle yapılamadı; ilk resmi Cannes Film Festivali 1946’da gerçekleşti.

Nice’ten Cannes’a nasıl gidilir?

Nice’ten Cannes’a bölgesel trenle (TER) 25-40 dakikada ulaşılır. En yakın büyük havalimanı yaklaşık 27 km uzaklıktaki Nice Cote d’Azur’dur; buradan otobüs yolculuğu trafiğe göre 45-60 dakika sürer.

Türk filmleri Cannes’da hangi ödülleri kazandı?

Yılmaz Güney’in “Yol” filmi 1982’de, Nuri Bilge Ceylan’ın “Kış Uykusu” 2014’te Altın Palmiye kazandı. Ceylan ayrıca “Uzak” ve “Bir Zamanlar Anadolu’da” ile Jüri Büyük Ödülü’nü, “Üç Maymun” ile En İyi Yönetmen ödülünü aldı.

Sıkça Sorulan Sorular

Cannes nerede?
Cannes, Fransa'nın güneydoğusunda, Côte d'Azur (Fransız Rivierası) kıyısında yer alan tatil kasabasıdır. Nice'in yaklaşık 30 kilometre batısında, Akdeniz kıyısındadır.
Cannes hangi ülkede?
Cannes, Fransa topraklarındadır ve Alpes-Maritimes ilinde yer alır. Provence-Alpes-Côte d'Azur bölgesinin önemli bir turizm merkezidir.
Cannes nasıl okunur?
Cannes Fransızca telaffuzla yaklaşık "kan" şeklinde okunur; sondaki "es" sessizdir. Türkçe metinlerde "Kan" veya "Kann" olarak da yazıldığı olur.
Cannes'a nasıl gidilir?
En yakın havalimanı Nice Côte d'Azur'dur (NCE); Nice'ten otobüs veya trenle 30-40 dakikada Cannes'a ulaşılır. İstanbul'dan Nice'e direkt veya aktarmalı uçuşlar mevcuttur.
Cannes'da gezilecek yerler nereler?
La Croisette bulvarı, Eski Şehir Le Suquet, Notre-Dame de l'Espérance Kilisesi, Cannes Limanı, Marché Forville ve karşıdaki Lerins Adaları (Sainte-Marguerite, Saint-Honorat) öne çıkan duraklardır. Film Festivali Sarayı önünde fotoğraf çekmek klasik bir duraktır.
Cannes Film Festivali ne zaman yapılıyor?
Cannes Film Festivali her yıl mayıs ayının ikinci yarısında, yaklaşık 10-12 gün süreyle düzenlenir. Bu dönemde şehirde otel fiyatları yüksektir ve plajların bir kısmı kapatılır.

Bu Ay Nereye?

İlknur Acar'dan aylık kültür ve gezi rehberi: o ay görülecek sergiler, gezi rotaları, tiyatro ve etkinlikler. Ayda bir e-posta; istediğin an tek tıkla ayrılabilirsin.

Bir sorunuz ya da düzeltmeniz mi var? Instagram'dan ya da İletişim sayfasından yazın.

Benzer rehberler