| |

Saint Tropez Gezilecek Yerler

Saint-Tropez limanı, eski kasaba ve çan kulesi

Saint-Tropez nerede, nesi meşhur?

Saint-Tropez, Fransız Rivierası’nda Nice ile Marsilya arasında kalan küçük bir liman kasabası. Eski Liman, La Ponche’un dar sokakları, kale, Annonciade Müzesi ve kıyı patikası 2 günde rahatça gezilir; plaj için Pampelonne’a geçmek gerekir.

NeredeProvence-Alpes-Cote d’Azur, Var bölümü; Nice ve Marsilya’ya kuş uçuşu yaklaşık 100 km
Kaç gün2 gün (aşağıda rota var)
Nasıl gidilirNice, Marsilya ya da Toulon-Hyeres’e uçup araç veya otobüsle; trenle Saint-Raphael’e kadar, oradan otobüs ya da (yazın) tekne
En iyi zamanMayıs-Haziran ve Eylül; yelken yarışları Eylül sonu-Ekim başı
Kasaba içiHer yere yürüyerek; plajlar için araç, bisiklet ya da taksi
KaçırmayınEski Liman, La Ponche, Kale, Annonciade Müzesi, Place des Lices pazarı (Salı ve Cumartesi sabahı), Sentier du Littoral
BütçePahalı; daha uygun konaklama için Gassin, Ramatuelle ya da Port Grimaud tarafı

Saint-Tropez’e giderken aklımda jet sosyete, lüks yatlar ve Brigitte Bardot vardı. Ama beni asıl etkileyen, Cannes ve Monako’nun kalabalığından sonra bu küçük kasabanın sakinliği ve masmavi kıyısı oldu.

Saint Tropez Cote d’Azur’daki en popüler sahil kasabalarından biri. Uzun, bembeyaz kum plajlarıyla buluşan Akdeniz’in mavisi ile, dünya jet sosyetesinin de vazgeçilmez tatil mekanlarından biri aynı zamanda.

Saint-Tropez'in Fransız Rivierası'ndaki konumunu gösteren harita

Saint-Tropez, Provence-Alpes-Cote d’Azur bölgesinin Var bölümünde, Marsilya‘nın doğusunda keyifli bir sahil kasabası. Marsilya’ya da Nice‘e de kuş uçuşu 100 km kadar uzaklıkta.

İkonik plajları, yat kültürü ve gece hayatı stil sahibi, varlıklı gezginleri cezbediyor elbette. Ama sade ve rahat bir tatil isteyenler de aradığını buluyor burada.

Çünkü Saint-Tropez gösterişten çok daha fazlası: renkli ürünlerle dolup taşan pazarlar, sessiz sakin yürüyüşler yapabileceğiniz kıyı patikaları, doğası, mimarisi ve yerel kültürüyle gerçekten keyifli bir kasaba.

Saint Tropez Gezilecek Yerler

Saint-Tropez’i bu kadar ünlü yapan, 1956’da burada çekilen Ve Tanrı Kadını Yarattı filmi ve başrolündeki Brigitte Bardot. Ardından 1960’lar ve 70’lerde Louis de Funes’in oynadığı Le Gendarme (Jandarma) film serisi kasabayı daha da popüler hale getirmiş.

Bölgedeki diğer kasabaları ve hepsini tek bir rotada nasıl birleştirebileceğinizi Fransız Rivierası rehberimde anlattım.

Saint-Tropez’e Nasıl Gidilir?

Saint-Tropez’e ulaşım bütçenize göre değişiyor. Yatınız ya da helikopteriniz varsa iş kolay, jet sosyete böyle geliyor! Biz halk işi yollardan gideceğiz derseniz:

Uçakla: Kasabada havalimanı yok. En yakın tarifeli uçuşlar Toulon-Hyeres’e (yaklaşık 50 km), daha çok seçenek için Nice ve Marsilya’ya. Oradan araç kiralayarak ya da otobüsle gelebilirsiniz.

Trenle: Saint-Tropez’de tren yolu yok. En yakın istasyon Saint-Raphael; oradan otobüs ya da yaz aylarında tekne ile devam ediliyor.

Denizden: Yaz sezonunda Nice, Cannes ve Saint-Raphael’den Saint-Tropez’e tekne seferleri var. Karşı kıyıdaki Sainte-Maxime ve Port Grimaud’dan da sık sık tekne kalkıyor. Seferler mevsimlik, gitmeden saatlerini kontrol edin.

Saint-Tropez’de Şehir İçi Ulaşım

Kasaba içinde her yere yürüyerek gidiyorsunuz, zaten toplu taşıma pek yok. Plajlar ve çevre köyler için bisiklet kiralayabilir ya da taksiye binebilirsiniz.

Saint-Tropez’e Ne Zaman Gidilir?

Klasik Akdeniz iklimi var: yazlar sıcak, kışlar ılıman. Ama kışın restoranların ve otellerin çoğu kapalı oluyor.

Denize girmesem de olur, daha ekonomik ve sakin olsun derseniz Mayıs ya da Haziran başını seçin. Yüzmek istiyorsanız yaz ayları; yerel halka göre ise en güzel zaman Eylül, deniz hala ılık ve kalabalık azalmış.

Saint-Tropez’de Nerede Kalınır?

Saint-Tropez’de konaklama, özellikle yazın, pahalı bir iş. Ama panik yapmayın, bütçenize göre seçenek var. Deniz manzaralı otellerden uzak durursanız fiyatlar düşüyor.

Ünlüler oda komşum olsun diyorsanız Hotel Byblos tam size göre. Hotel de Paris de kasabanın merkezinde şık bir seçenek. Bunların yanında küçük, sade ama iyi hizmet veren oteller ve kiralık evler de var.

Daha uygun fiyat için çevre köylere bakın: Gassin ve Ramatuelle kasabaya 5-10 km uzaklıkta. Körfezin karşı yakasındaki Port Grimaud ise yaklaşık 7 km uzakta; kanallarıyla ‘Provence’ın Venediği’ denen bu tatil köyünden yazın tekneyle Saint-Tropez’e geçebilirsiniz. Merkeze yürüme mesafesindeki Saint-Bonaventure mahallesinde de uygun oteller ve kiralık evler bulunuyor.

İpucum: Tarihleriniz belliyse yaz için konaklamayı en az 3 ay önceden ayırtın.

2 Günde Saint-Tropez Rotası

1. Gün: Eski kasaba ve müzeler

Sabah erkenden Place aux Herbes’teki çiçek ve sebze tezgahlarıyla, hemen yanındaki balık pazarıyla başlayın. Ardından Eski Liman’da bir kahve, sonra La Ponche’un dar sokakları ve Notre-Dame de l’Assomption Kilisesi.

Öğleden sonra yokuşu çıkıp Kale’ye ve Denizcilik Tarihi Müzesi’ne gidin, körfez manzarası buradan çok güzel. Dönüşte Annonciade Müzesi’ne uğrayın. Akşam limanda yatların arasında yürüyüş ve yemek.

2. Gün: Pazar, kıyı patikası ve plaj

Salı ya da Cumartesiyse güne Place des Lices pazarıyla başlayın. Sonra La Ponche’tan Sentier du Littoral kıyı patikasına girip Plage des Salins’e kadar yürüyün (birkaç saat sürüyor, su ve sağlam ayakkabı şart).

Öğleden sonrayı Pampelonne’da geçirin. Gün batımı için Sainte-Anne Şapeli’nin tepesine çıkabilirsiniz.

İpucum: Temmuz-Ağustos’ta kasabaya giriş yolu çok sıkışıyor. Arabayla geliyorsanız sabah erken gelin ya da Port Grimaud veya Sainte-Maxime’den tekneyle geçin.

Saint-Tropez Gezi Haritası: Yazıda Geçen 24 Yer

Bu haritada yazıda geçen 24 yerin tamamı var: gezilecek yerler, plajlar ve doğa, yeme içme, kahve ve tatlı ve alışveriş. Kategori düğmeleriyle istediğiniz grubu seçebilir, bir noktaya tıklayarak Google Haritalar’da yol tarifi alabilirsiniz.

Haritadaki 24 yerin listesi

Gezilecek yerler

  1. Vieux Port (Eski Liman): Yatlar, ressamlar ve kafelerle kasabanın kalbi
  2. Mole Jean-Reveille: Körfez manzaralı liman dalgakıranı
  3. La Ponche: Eski balıkçı mahallesinin dar sokakları
  4. Notre-Dame de l’Assomption Kilisesi: İtalyan Barok çan kuleli kilise
  5. Annonciade Müzesi: Signac, Matisse, Bonnard eserleri eski şapelde
  6. Kale ve Denizcilik Tarihi Müzesi: 17. yüzyıl kalesi ve denizcilik müzesi
  7. La Maison des Papillons (Kelebek Evi): Dany Lartigue’nin kelebek koleksiyonu müzesi
  8. Sainte-Anne Şapeli: Jagger çiftinin evlendiği tepedeki şapel
  9. Chateau de la Moutte: Emile Ollivier’in palmiye bahçeli malikanesi
  10. Port Grimaud: Kanallarıyla ‘Provence’ın Venediği’

Plajlar ve doğa

  1. Sentier du Littoral: La Ponche’tan Salins’e uzanan kıyı patikası
  2. Plage de Bouillabaisse: Yerel halkın sakin kum plajı
  3. Plage des Canoubiers: Lüks villaların sıralandığı plaj
  4. Plage des Salins: Çam gölgeli, ince kumlu sakin plaj
  5. Plage de la Ponche: Balıkçı teknelerinin yanaştığı merkez plajı
  6. Moutte Plajı: Patikayla ulaşılan gizli küçük koy
  7. Plage de Pampelonne: Club 55’in olduğu 4,5 km’lik ünlü kumsal

Yeme içme

  1. Club 55: Pampelonne’daki ünlü plaj kulübü
  2. Au Caprice des Deux: Provence ve Güney Fransız mutfağı
  3. Le Sporting: Popüler, ekonomik ve doyurucu menü
  4. La Pesquiere: Izgara sarımsaklı kalamarıyla ünlü

Kahve ve tatlı

  1. La Tarte Tropezienne: Ünlü kremalı brioşun orijinal fırını

Alışveriş

  1. Place aux Herbes: Sabah çiçek, meyve ve sebze tezgahları
  2. Place des Lices: Çınarlı meydan, Salı ve Cumartesi pazarı

Saint-Tropez’de Gezilecek Yerler

Vieux Port- Eski Liman

Saint-Tropez Eski Liman (Vieux Port) ve renkli liman evleri

Güney Fransa’daki hemen her sahil kasabasında olduğu gibi Saint-Tropez’in de kalbi eski limanı. Minik balıkçı tekneleri, dev yatlar, rengarenk evler ve şık kafe-restoranlarla dolu.

Buradaki kafelerden birinde oturup sadece gelip geçeni seyretmek bile keyifli. Rıhtım boyunca tablolarını sergileyen ressamlara bakmayı da ihmal etmeyin.

Sabah erken kalkarsanız tam bir Fransız gibi Place aux Herbes’ten taze çiçek, meyve ve sebze alabilir, taze balık için hemen yanındaki Halle aux Poissons’a uğrayabilirsiniz.

Limanın tarihine baktığımızda, ilk kurulduğu ve balıkçılık, mal ve yolcu taşımacılığı ve uzun mesafeli navigasyon için kullanıldığını görüyoruz. Bu küçük balıkçı limanının bugün bildiğimiz marinaya dönüşümü 18. yüzyıl sonrasında olmuş.

Limanın ucundaki Mole Jean-Reveille dalgakıranında yürüyüş yapmayı unutmayın; kasabanın ve körfezin en güzel panoramik manzaralarından biri buradan görünüyor.

Place aux Herbes

Place aux Herbes, Saint Tropez’in kalbinde, Vieux Port’un hemen yanında bulunuyor. Burada tüm yerel ürünleri, çiçekleri, meyveleri ve sebzeleri bulabilirsiniz. Kuralı, sabah erkenden kalkıp gezmek. Rengarenk ve canlı bir yürüyüş için ideal nokta. O tazecik çiçeklerin kokusunu içinize çekmek, dünyadaki en güzel sabahlardan birini yaşamanıza yardım edecek.

Halle aux Poissons

Halle aux Poissons, Place aux Herbes’in hemen yanındaki tarihi balık hali. Sabah erken saatlerde tezgahlar o gün tutulmuş balıklarla doluyor.

Bölgenin en taze balığının satıldığı yerlerden biri sayılıyor; ünlü restoranların şefleri bile deniz ürünlerini burada kendileri seçmeye geliyormuş.

La Ponche – Eski Kent

Saint-Tropez La Ponche eski balıkçı mahallesi

Kalenin hemen altında, eski balıkçı köyünün tarihi merkezi La Ponche’u bulacaksınız. Saint-Tropez’in en güzel ve en eski köşelerinden biri; kasabanın tarihine göz atmak için ideal.

Başlangıçta balıkçıların yaşadığı bu küçük mahalle, bugün küçük dükkanlara, butiklere, kafelere ve geleneksel restoranlara ev sahipliği yapıyor. Dar sokaklarıyla kasabanın en sevilen yürüyüş bölgelerinden biri.

Güzel bir İtalyan Barok çan kulesine sahip Eglise de Notre-Dame de l’Assomption gibi eski şehirde birçok önemli simge yapı da bulunmaktadır.

Le Musee de l’Annonciade – Annonciade Müzesi

Saint-Tropez Annonciade Müzesi

Le Musee de l’Annonciade, eski Notre-Dame de l’Annonciade Şapeli’nde bulunuyor, buraya Müjde Şapeli de deniyor. Saint Tropez limanına çok yakın mesafede bulunuyor. Koleksiyonun öne çıkan isimlerinden biri de Saint-Tropez ışığını sık sık resmeden Pierre Bonnard.

16. yüzyıldan kalma şapel, bir dönem Beyaz Tövbekarlar adlı Katolik kardeşliğe ait olmuş.

1922’de müzeye dönüştürülmüş; 1955’te koleksiyoner Georges Grammont eserlerini bağışlayınca bugünkü zengin koleksiyonuna kavuşmuş. Paul Signac, Georges Braque, Pierre Bonnard ve Henri Matisse gibi Saint-Tropez’de çalışmış ressamların eserleri burada.

Gittiğim yerlerde sanat müzelerini gezerken oranın tarihini de öğrenmek çok hoşuma gidiyor. Siz de sanat seviyorsanız, Fransız Rivierası’nda iz bırakmış bu ressamların eserlerini görmek için mutlaka uğrayın derim.

Müze yıl boyunca farklı temalı sergiler düzenliyor. Açılış saatleri mevsime göre değiştiği ve haftada bir gün kapalı olduğu için gitmeden resmi sitesinden kontrol edin.

Citadel and the Maritime Museum – Kale ve Denizcilik Tarihi Müzesi

Saint-Tropez Kalesi ve Denizcilik Tarihi Müzesi

Kale 17. yüzyılın başlarında kasabayı saldırılardan korumak için yapılmış ve uzun süre Toulon ile Antibes arasındaki önemli savunma noktalarından biri olmuş.

Kalenin ana kulesindeki Denizcilik Tarihi Müzesi, yerel denizcilerin ve balıkçıların hayatını anlatıyor. Kasabanın denizcilik geçmişini, uzak denizlere açılan Saint-Tropezli kaptanların hikayeleriyle keşfediyorsunuz.

Buna ek olarak, müzenin manzarası gerçekten şaşırtıcı olduğu için olağanüstü panoramalardan yararlanacaksınız. Saint-Tropez Körfezi’ni ve Massif des Maures sıradağlarını görebilirsiniz.

Kale ve müze yıl boyunca açık; saatler mevsime göre değiştiği için gitmeden kontrol edin. Yokuş biraz dik ama manzara için değer.

Place des Lices

Saint-Tropez Place des Lices meydanı ve çınar ağaçları

Place des Lices, dev çınarlarla gölgelenen ve Eski Liman’a birkaç dakika yürüme mesafesindeki büyük meydan. Yerel halkın petank oynadığı en ünlü yer de burası.

Salı ve Cumartesi sabahları meydanda Saint-Tropez’in en ünlü pazarı kuruluyor: ekmek, peynir, sosis, zeytin, baharat, çiçek, meyve ve sebze tezgahları. Bunlara dekoratif eşya, hediyelik ve eski giysi satan tezgahlar da eşlik ediyor.

İpucum: Pazar öğlene doğru toplanıyor; en güzel halini görmek için sabah 9 gibi gidin.

La Maison des Papillons – Kelebek Evi

Saint-Tropez Kelebek Evi (La Maison des Papillons) koleksiyonu
Kelebek Evi koleksiyonu

Ressam Dany Lartigue’nin kelebek koleksiyonuna ayrılmış, Provence tarzı bir evdeki küçük bir müze. Mutlaka zaman ayırmanızı isterim.

Burada 35.000 civarında örnek var. Bazı egzotik türler, dünyanın en güzel kelebeklerinin yaşadığı Amazon ve Solomon Adaları’ndan gelmiş; Afrika ve Güney Amerika kökenli nadir türler de var.

Müze sınırlı saatlerde açık; gitmeden güncel saatleri kontrol edin.

Les Voiles de Saint-Tropez – Saint-Tropez Yelkenleri

Saint-Tropez körfezinde yelkenliler

Les Voiles de Saint-Tropez, dünyanın dört bir yanından klasik ve modern yelkenlileri bir araya getiren ünlü bir yat yarışı. Her yıl Eylül sonu ile Ekim başı arasında düzenleniyor; kökleri 1981’e uzanıyor.

Masmavi Akdeniz’in rengarenk dev yelkenlerle dolduğunu düşünün! Yarışa katılmasanız bile limanda tekneleri görmek ve kıyıdan yarışı izlemek çok keyifli. Saint-Tropez’i sonbahar güneşinde görmek ve tekneleri yakından izlemek isterseniz gezinizi bu haftaya denk getirin; ama konaklamayı erkenden ayırtın.

Chapelle Sainte-Anne – Sainte Anne Şapeli

Saint-Tropez Sainte-Anne Şapeli

Sainte-Anne Şapeli, kasabanın hemen dışında küçük bir tepenin üzerinde, çok güzel bir manzaraya bakıyor. 1618’de Saint-Tropez’i bölgeye yayılan vebadan koruduğuna inanılan Azize Anna’ya şükran için yapılmış.

Çam ağaçlarıyla çevrili, geleneksel Provence tarzında bir yapı. İçerisi, denizcilerin koruyucusu sayılan Azize Anna’ya adanmış adak tablolarıyla süslü.

Rolling Stones hayranları toplanın: Mick Jagger ile Bianca Jagger 1971’de burada evlenmiş. Haliyle oldukça romantik bir atmosferi var. Gün batımında çıkıp manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

Chateau de la Moutte – Moutte Kalesi

Saint-Tropez Château de la Moutte bahçesi

Chateau de la Moutte, 19. yüzyılda yapılmış ve III. Napolyon’un başbakanı Emile Ollivier’in yaşadığı, palmiyelerle çevrili bir malikane. Saint-Tropez’in tarihi anıtlar listesinde yer alıyor.

İçinde aile portrelerinden oluşan bir galeri ve geniş bir Fransız edebiyatı kütüphanesi var. Bence en keyifli kısmı, sakin bir yürüyüş yapabileceğiniz palmiye bahçesi.

Malikane her gün açık değil; genellikle festival ve özel etkinliklerde ziyaretçi kabul ediyor.

Her yaz düzenlenen ünlü müzik festivali “Les Nuits du Chateau de la Moutte” da burada yapılıyor.

Cap Camarat

Cap Camarat deniz feneri ve kıyı manzarası

Toplanın, Fransa’nın en yüksekte yer alan deniz fenerlerinden birini görmeye gidiyoruz! Ramatuelle sınırlarındaki Cap Camarat feneri, deniz seviyesinden yaklaşık 130 metre yükseklikte. Manzarayı ancak gördüğünüzde anlayacaksınız.

Fenerin çevresi granit kayalara tutunan çam ve meşe ağaçlarıyla kaplı. Burada Fransa’nın tek yerli kara kaplumbağası olan Hermann kaplumbağası gibi koruma altındaki türler de yaşıyor.

Biraz egzersize hazırsanız, sahile inen yürüyüş parkurunu takip edebilirsiniz. Yol boyunca bölgenin şahane manzaralarına hayran kalacaksınız.

Nuits du Chateau de la Moutte

Les Nuits du Château de la Moutte müzik festivali

Festival Zamanı! Klasik müzik, romantizm ve şiire adanmış bir festival olan les Nuits du Chateau de la Moutte, kaliteli müzik ve sanat severler için oldukça ilgi çekici.

Festival, Chateau de la Moutte’un bahçesinde açık havada düzenleniyor. Ilık Akdeniz akşamlarında klasik müzik ve caz konserleri veriliyor.

Yıllar içinde dünyanın dört bir yanından sanatçıları ve dinleyicileri bir araya getiren prestijli bir organizasyona dönüşmüş. Khatia Buniatishvili, Boris Berezovsky, Nelson Freire, Nikolai Lugansky ve Alexandre Tharaud burada sahne almış isimlerden bazıları.

Klasik müzik ve caz seviyorsanız gezinizi Ağustos’a denk getirin; programı festivalin sitesinden takip edebilirsiniz.

Sentier du Littoral

Saint-Tropez Sentier du Littoral kıyı patikası

Sentier du Littoral, bölgenin en nefes kesici kıyı patikalarından biri. La Ponche’tan başlayıp küçük koylardan geçerek Plage des Salins’e kadar uzanıyor.

Doğa yürüyüşü seviyorsanız çantanıza su ve atıştırmalık koyup yola çıkın. Rota kayalık kıyılar ve basamaklar içeriyor, bu yüzden sağlam ayakkabı giyin.

Varış noktanız Plage des Salins: çam ağaçlarının gölge yaptığı, altın kumlu sakin bir plaj.

Yol boyunca küçük koylardan geçiyorsunuz. Salins’e yaklaşırken kayaların üzerinde Chateau de la Moutte’un eski sahibi Emile Ollivier’in mezarını da göreceksiniz.

Patikanın başlangıç ​​noktası, sahile ulaşmadan önce kale ve deniz mezarlığından geçen eski mahalle La Ponche’dir. Yürüyüşünüzü plajdan daha da uzatmak isterseniz, sahil şeridine tepeden bakan Pointe du Capon’a kadar yürüyebilirsiniz.

Bu yürüyüş, Saint-Tropez yarımadasını keşfetmenin en güzel yollarından biri, aynı zamanda kıyı şeridinin doğal güzelliğini ve deniz kenarı ortamını keşfetmenin çok keyifli bir yolu. Kaybolmaktan da korkmayın çünkü yol boyunca, sizi yönlendirecek işaretler mevcut.

Saint-Tropez Plajları

Saint Tropez, tüm Fransız Rivierası’ndaki en güzel plajlara sahip desem, abartmış olmam galiba. Küçük kumlu plajları da var, devasa çakıllı plajları da. Her ikisinin de ortak noktası, Akdeniz’in kristal kadar parlak masmavi sularına sahip olması.

Plage de Bouillabaisse – Bouillabaisse Plajı

Saint-Tropez yakınındaki plaj ve masmavi deniz

Köyün biraz uzağında, limanın dışında bulunan Plage de Bouillabaisse, kum plaj isteyenler için gerçek bir mücevher. Burada ayrıca çok lezzetli ve taze Akdeniz yemekleri sunan bir restoran da var. Bouillabaisse Plajı genellikle yerel halk tarafından kullanılıyor, bu sebeple tatil kaosu ve gürültüsü yok burada, oldukça sakin ve sessiz bir plaj. Kafa dinlemek ve doyasıya yüzmek istiyorsanız, doğru yerdesiniz.

Plage des Canoubiers – Canoubiers Plajı

Plage des Canoubiers hem yerli halk hem de ziyaretçiler tarafından kullanılan güzel bir plaj. Sahil boyunca uzanan lüks villalar da eşlik ediyor bu plaja.

Plage des Salins – Salins Plajı

Plage des Salins’in en güzel yanı, yaz sıcağında gölge veren çam ağaçları. İnce kumlu, sessiz sakin bir plaj; pizzalarıyla bilinen bir restoranı da var. Sentier du Littoral yürüyüşünden sonra buraya vardıysanız, artık dinlenme zamanı!

Plage de la Ponche – Ponche Plajı

Plage de la Ponche, La Ponche’nin eski mahallesinde balıkçıların gün içinde teknelerini tekrar yanaştırdığı noktada yer alıyor. Bu plaj, özellikle köyün kalbindeki konumu nedeniyle biraz daha kalabalık tabi.Yemek için tercih edeceğiniz bir restoran yok ancak yakın mesafede atıştırmalıklar temin edebileceğiniz ufak yerler mevcut.

Moutte Plajı

Moutte Plajı da çok güzel ve ilgi çekici bir kumsala sahip.Sahil boyunca uzanan küçük bir patikadan ulaşılıyor bu plaja, yani ufak bir yürüyüş yapmanız gerekiyor. Korkmayın, çok yorucu değil ve sonunda varacağınız güzellik attığınız her bir adıma değiyor. Kayalarla korunan bir koyda bulunan, gizli ve küçük bir plaj. Bu sebeple gitmeden önce yiyecek ve içecek için hazırlıklı olmanızı öneririm.

Plage de Pampelonne – Pampelonne Plajı

Saint-Tropez denince akla gelen asıl plaj aslında kasabada değil, komşu Ramatuelle sınırlarında. Yaklaşık 4,5 km uzunluğundaki bu ince kumlu kıyı, kasabaya 10 km kadar uzaklıkta.

Club 55 gibi ünlü plaj kulüpleri burada; şezlong ve yemek fiyatları yüksek. Ama plajın halka açık, ücretsiz bölümleri de var, havlunuzu alıp gidebilirsiniz.

Saint-Tropez’de Ne Yenir?

Önce tatlıdan başlayalım: Tarte Tropezienne. Polonya asıllı pastacı Alexandre Micka 1955’te büyükannesinin tarifinden yola çıkarak kremalı bir brioş yapmış.

O sırada kasabada Ve Tanrı Kadını Yarattı‘yı çeken Brigitte Bardot tatlıya bayılmış ve ona “Saint-Tropez tartı” adını vermeyi önermiş. Tarif dünyada çok taklit edilse de orijinali hala sır gibi saklanıyor.

İpucum: Orijinalini La Tarte Tropezienne fırınında, öğleden sonra kahvenin yanında deneyin.

Tarte Tropézienne, Saint-Tropez'in ünlü kremalı tatlısı

Saint-Tropez’de restoran seçeneği çok geniş: uygun fiyata leziz yemek yiyebileceğiniz yerler de var, fiyatıyla doğru orantılı gurme restoranlar da. Restoranlar sık değişebildiği için gitmeden açık olduklarını kontrol edin.

Eski Provence evlerinde kurulmuş iki restorandan başlayayım. İlki L’Auberge des Maures, kasabanın en eski restoranlarından biri. Narenciye ve taze otlarla pişirdikleri balıklar gerçekten nefis.

Kırmızı et tercih ederseniz, kırmızı şarap ve biberiyeyle pişirilmiş dana güvecini deneyin. Tarihi bir ambiyansı var, keyifli ama bir o kadar da pahalı.

Bir diğer restoran ise Au Caprice des Deux, Provence ve Güney Fransız yemeklerinden oluşan harika bir menüsü var. Hem yerel halk hem de ziyaretçiler için favori mekanlardan biri. Yemek sunumları oldukça güzel, fotoğraf çekmeyi bırakıp başlamanızı öneririm. Fiyat olarak yine üst segment yerler arasında yer alıyor.

Bistro a la Truffe, adından da anlaşılacağı gibi trüf yemekleriyle bilinen rahat bir bistro. Eski siyah-beyaz fotoğraflarla süslü tuğla duvarlarıyla çok tatlı bir mekan. Trüflü ev yapımı makarnaları deneyin.

La Table du Marche de bilhassa deniz ürünlerini seviyorsanız, tercih edebileceğiniz yerlerden biri. Mutfağında şef Christophe Leroy var ve en ünlü yemekleri arasında ıstakoz graten ile deniz kestaneli omlet yer alıyor.

Makul fiyatlı güzel yemek arıyorsanız Place des Lices’teki Brasserie des Arts size göre. Kasabaya göre uygun fiyatlı, keyifli terası olan bir brasserie; geç saatlere kadar açık.

Hem yerli halk hem de turistler arasında popüler olan bir başka yer isterseniz; Le Sporting’e gidin; doyurucu, ekonomik ve lezzetli bir menüsü var. Kaz ciğeri ve morel soslu burgeri deneyin, oldukça popüler lezzetleri bunlar.

Güney Fransa’ya, Akdeniz’in kıyısına inmişken deniz ürünleri yemek istiyorum derseniz, iki önerim olacak. Bunlardan ilki; La Plage des Jumeaux, yeşil beyaz çizgili sandalyeleri ve sade dekoru ile çok keyifli bir atmosferi var. Yengeç, ıstakoz, somon, karides ve daha bir çok deniz ürününü burada bulabilirsiniz. Ayrıca, vejeteryan seçenekleri de var.

Bir diğer önerim ise, La Pesquiere. Zeytinyağı ve tuz serpilmiş gevrek ızgara sarımsaklı kalamar inanılmaz lezzetli.

Provence yemeklerine doydum, artık değişik bir şeyler istiyorum. Şöyle Uzak Doğu’dan Vietnam ya da Tayland civarlarından bir şeyler yemek istiyorum derseniz şayet istikamet; Le Banh Hoi’ye gidin. Tay balık ve limon çorbası, tavuk satay ve Vietnam salatalarını deneyin, Asya lezzetlerinin keyfini çıkarın derim.

Saint-Tropez’de Gece Hayatı

Saint Tropez’deki gece hayatı, yaz aylarında sabaha kadar sürüyor. Burası hem yerel halkın, hem turistlerin hem de jet sosyetenin toplandığı kasaba. Akşam güneşinde oturup bir kokteyl yudumlarken, marinada süzülen yatları izleyebilirsiniz. Gece kulüplerinde dans edip sabaha kavuşabilirsiniz de.

Hazırlanıp dansa hazırsanız başlayalım. İki mekanda da ünlülerle karşılaşma şansınız oldukça yüksek.

Les Caves du Roy, Hotel Byblos’un içindeki efsanevi kulüp. Pahalı ve içeri girmesi zor; başarırsanız içeride modellerle, F1 pilotlarıyla ve film yıldızlarıyla aynı pistte olabilirsiniz. 1967’den beri Cote d’Azur’un en prestijli kulüplerinden biri.

La Bodega du Papagayo, girmesi daha kolay olan seçenek. Limanın hemen yanında; canlı müzik ve DJ performanslarıyla gece boyunca kalabalık oluyor.

Sık Sorulan Sorular

Saint-Tropez’e nasıl gidilir?

En yakın tarifeli uçuşlar yaklaşık 50 km uzaklıktaki Toulon-Hyeres Havalimanı’na yapılır; Nice havalimanı da sık tercih edilir. Havalimanından kasabaya araçla ya da yaz aylarında tekneyle geçilebilir.

Saint-Tropez neden ünlü oldu?

Küçük bir balıkçı kasabası olan Saint-Tropez, 1956’da burada çekilen ve Brigitte Bardot’nun oynadığı “Ve Tanrı Kadını Yarattı” filmiyle dünyaca ünlendi. Louis de Funes’in Jandarma film serisi de kasabayı daha da popüler hale getirdi.

Saint-Tropez’in en ünlü plajı hangisi?

En ünlü plaj, kasabaya yaklaşık 10 km uzaklıktaki Pampelonne’dur. Yaklaşık 4,5 km uzunluğundaki ince kumlu bu kıyı, ünlü plaj kulüplerine ev sahipliği yapar.

Saint-Tropez’e ne zaman gidilir?

En uygun dönem, kalabalığın görece az olduğu Mayıs-Haziran ve Eylül aylarıdır. Eylül sonu ile Ekim başında düzenlenen Les Voiles de Saint-Tropez yelken yarışları da ayrı bir deneyim sunar.

Sıkça Sorulan Sorular

Saint Tropez nerede?
Saint-Tropez, Fransa'nın güneydoğusunda, Côte d'Azur kıyısında yer alan küçük tatil kasabasıdır. Nice'in yaklaşık 95 kilometre güneybatısında, Akdeniz'e açılan bir yarımadadadır.
Saint Tropez hangi ülkede?
Saint-Tropez, Fransa'da Var bölgesinde yer alır ve Provence-Alpes-Côte d'Azur idari bölgesine bağlıdır. Yaz aylarında uluslararası ünlülerin tatil yaptığı bir destinasyondur.
Saint Tropez'e nasıl gidilir?
En yakın havalimanları Nice (95 km) ve Toulon-Hyères (50 km)'dir; Nice'den otobüs, taksi veya tekne ile ulaşım sağlanır. Cannes'dan yaz aylarında tekne seferleri vardır.
Cannes Saint Tropez arası kaç km?
İki destinasyon arası karayolu mesafesi yaklaşık 80 kilometre, 1.5-2 saatlik bir yolculuktur. Yazın deniz yoluyla tekne ile 1-1.5 saatte de gidilebilir.
Nice Saint Tropez arası kaç km?
Nice ile Saint-Tropez arasında yaklaşık 110 kilometre vardır ve araçla 2-2.5 saatlik bir mesafedir. Trafik yoğunluğuna göre süre değişebilir.
Saint Tropez'de gezilecek yerler nereler?
Vieux Port (eski liman), Citadelle de Saint-Tropez, Place des Lices, Pampelonne Plajı, Notre-Dame de l'Assomption Kilisesi ve Place de la Garonne kafelerinin etrafı en popüler duraklardır. Plage de Tahiti ve Plage de Pampelonne yaz kulüpleriyle ünlüdür.

Bu Ay Nereye?

İlknur Acar'dan aylık kültür ve gezi rehberi: o ay görülecek sergiler, gezi rotaları, tiyatro ve etkinlikler. Ayda bir e-posta; istediğin an tek tıkla ayrılabilirsin.

Bir sorunuz ya da düzeltmeniz mi var? Instagram'dan ya da İletişim sayfasından yazın.

Benzer rehberler