Cadılar Bayramı ve Drakula: Kazıklı Voyvoda’nın Osmanlı Yılları

Romanya Bran Şatosu (Drakula Şatosu), ormanlık tepe üzerinde

Kazıklı Voyvoda kimdir, Drakula’nın Osmanlı ile ne ilgisi var?

Kazıklı Voyvoda, Eflak (bugünkü Romanya’nın güneyi) hükümdarı III. Vlad’ın Türkçedeki adı. Gençliği Osmanlı’da, II. Murad’ın yanında rehine olarak geçti. 1462’de ise Fatih Sultan Mehmed’e karşı savaştı. Bram Stoker 1897’de yazdığı romanın vampirine onun lakabı olan “Dracula” adını verdi. Romanya’daki Bran Şatosu “Drakula Şatosu” diye anılsa da Vlad’ın orada yaşadığına dair bir belge yok.

Adı nereden geliyor?Drakula, “Ejderhanın oğlu” demek. Babası Ejderha Tarikatı’na üye olduğu için “Dracul” diye anılıyordu.
Osmanlı’da rehineÇocuk yaşta kardeşi Radu ile II. Murad’a teslim edildi. Gelibolu’da, sonra Kütahya’daki Eğrigöz Kalesi’nde tutulduğu anlatılır.
Kardeşi RaduOsmanlı’da kaldı, Fatih’in yanında yükseldi ve sonunda Vlad’ın tahtına o oturdu.
Fatih’e gece baskını1462’de bir gece Fatih’i çadırında öldürmek için Osmanlı ordugahına daldı, başaramadı.
Kazık ormanıFatih’in ordusu, Eflak’ın başkenti Tirgoviste önünde binlerce kazığa geçirilmiş esirle karşılaştı.
Sonu1476’da öldürüldü. Başının İstanbul’a gönderildiği anlatılır.
Drakula ŞatosuBran’da yaşadığına dair tek bir belge yok. Ünü romandan ve turizmden geliyor.

Drakula’ya adını veren Kazıklı Voyvoda’nın gençliği Transilvanya’nın sisli tepelerinde değil, Osmanlı topraklarında, bir rehine olarak geçti. Osmanlı kroniklerine göre tutulduğu yerlerden biri, bugün Kütahya’nın Emet ilçesinde yıkıntıları duran Eğrigöz Kalesi’ydi. Birlikte rehin verildiği küçük kardeşi Radu ise Osmanlı sarayında kaldı ve genç şehzade Mehmed’in, yani sonraki Fatih’in yakın çevresine girdi. 1462’de Fatih Eflak’a sefere çıktığında Radu da ordunun içindeydi; Vlad yenilip kaçınca Eflak tahtına ağabeyinin yerine Radu oturdu. Yani pelerinli vampir kontun hikayesinin bir ucu, Anadolu’daki bir kaleye uzanıyor.

Cadılar Bayramı yaklaşınca vitrinler vampir dişleriyle doluyor; ama o maskenin arkasındaki gerçek adamı Türk okur kadar yakından ilgilendiren pek az hikaye var. Bu yazıda Cadılar Bayramı ile Drakula’nın nasıl yan yana geldiğini anlattım. Sonra sizi Kazıklı Voyvoda’nın izinde Türkiye’den Romanya’ya, gezebileceğiniz duraklara götürüyorum. Rivayet ile belgelenmiş bilgiyi ayırmaya özen gösterdim; bu konuda ikisi çok sık karışıyor.

Cadılar Bayramı Nedir, Ne Zaman? Drakula ile Bağlantısı

Cadılar Bayramı (Halloween) her yıl 31 Ekim akşamı kutlanır; 2026’da cumartesiye denk geliyor. Kökeni İrlanda ve İskoçya’daki Kelt halklarının Samhain bayramına dayandırılır. Samhain yazın ve hasadın bitişini işaret ediyordu; o gece ölüler dünyası ile bu dünya arasındaki sınırın inceldiğine inanılırdı. “Halloween” adı ise 1 Kasım Azizler Günü’nün arifesi anlamındaki “All Hallows’ Eve”den gelir.

Kostümlerin, dolaşan ruhlar tanımasın diye kılık değiştirme geleneğinden doğduğu anlatılır. İrlanda’da içi oyulmuş yumrulara mum konurdu. Bunlar çoğunlukla şalgama benzeyen iri ve sert İsveç şalgamıydı (rutabaga). Gelenek göçmenlerle Amerika’ya gidince daha kolay oyulan balkabağına geçti. Drakula bu tabloya çok sonra, 1897 romanı ve vampir filmleriyle girdi. Yani bayramın kökü İrlanda’da, Drakula’nın kökü ise Eflak’ta ve Osmanlı sarayında.

Romanın yazarı İrlandalı Bram Stoker’dı. Taslak notlarında kontuna önce başka bir ad veriyordu. “Dracula” adını İngiliz diplomat William Wilkinson’ın 1820 tarihli Eflak ve Boğdan kitabında buldu. Wilkinson orada Tuna’yı geçip Türklere saldıran bir “Voyvoda Dracula”dan söz ediyordu.

Romanda kazık hikayelerinin hiçbiri yok. Romanın tarihten aldığı şey neredeyse yalnızca isim. Vampir ile voyvodayı birbirine sıkıca bağlayan, 20. yüzyılın popüler kitapları ve sinema oldu. Peki romandaki vampire adını veren gerçek adam kimdi?

Gerçek Drakula Kimdi?

III. Vlad, 15. yüzyılda üç kez Eflak’ın, yani bugünkü güney Romanya’daki prensliğin tahtına çıktı. Romenler ona “Tepes” (Kazıklı) der; Osmanlı kaynaklarındaki adı da aynı: Kazıklı Voyvoda. Babası II. Vlad, Ejderha Tarikatı’na üye olduğu için “Dracul” (Ejderha) diye anılıyordu. “Dracula”, “Dracul’un oğlu” demek. Bugünkü Rumencede “drac” şeytan anlamına geldiği için lakap zamanla karanlık bir çağrışım kazandı.

Düşmanlarını ve güvenmediği boyarları kazığa oturtmasıyla tanındı. Bugün Romanya’da ise birçok kişi için Osmanlı’ya direnmiş bir halk kahramanı. Aşağıda önce Türkiye’deki, sonra Romanya’daki izlerini, bugün gidip görebileceğiniz yerler üzerinden anlattım. Her durakta önce orada ne yaşandığını, sonra oraya nasıl gideceğinizi bulacaksınız.

Kazıklı Voyvoda III. Vlad’ın Ambras Şatosu’ndaki portresi
16. yüzyıldan kalma portre, Ambras Şatosu (Innsbruck). Wikimedia Commons, kamu malı

Türkiye’de Kazıklı Voyvoda’nın İzleri

Çanakkale’de Gelibolu: Rehinelik burada başladı

Vlad’ın çocukluğu Çanakkale Boğazı kıyısında yön değiştirdi. Gelibolu limanında durup Boğaz’a baktığınızda, 1442’de buraya gelen bir babayı ve iki oğlunu düşünün. Eflak voyvodası Vlad Dracul, Macarlarla Osmanlılar arasında taraf değiştirip durunca II. Murad onu Gelibolu’ya çağırdı. Baba tahtına dönmek için serbest bırakıldı. Sadakatinin teminatı olarak geride iki oğlu kaldı: Vlad ve küçük kardeşi Radu.

Bu rehinelik Vlad’a bir şey kazandırdı: Türkçeyi akıcı konuşmayı. Yirmi yıl sonra Tuna kıyısındaki Yergöğü kalesinin komutanına Türkçe seslenip kapıları açtıracak ve kaleyi böyle alacaktı.

Gezgin için: Gelibolu’da Vlad’a ayrılmış bir yer ya da tabela yok; hikaye, şehrin Osmanlı dönemi kalıntıları ve limanıyla birlikte okunuyor. Çanakkale gezisine yarım gün eklemek yeterli; karşı kıyıdaki Lapseki’den feribotla geçebilirsiniz.

Kütahya’da Eğrigöz Kalesi: Bir prensin gençliğinin geçtiği kale

Gelibolu’dan sonraki iz Anadolu’nun içlerine uzanıyor. Kütahya’nın Emet ilçesinde, Eğrigöz köyünün hemen doğusunda sarp bir kaya yükseliyor. Üç yanı uçurum, aşağıda Emet Çayı akıyor. Osmanlı kroniklerine göre iki kardeş bir süre burada, bu kalede tutuldu. Ne kadar kaldıkları bilinmiyor; kalede onlara ait bir iz ya da yazıt da yok.

Kardeşlerin yolu bu yıllarda ayrıldı. Vlad Osmanlı desteğiyle Eflak’a döndü. Batı’da “Yakışıklı Radu” diye anılan Radu ise sarayda kaldı ve genç şehzade Mehmed’in, yani sonraki Fatih’in yakın çevresine girdi. Bu iki yol, 1462’de Eflak’ta karşı karşıya gelecekti.

Gezgin için:

  • Eğrigöz köyü Kütahya’nın yaklaşık 64 km batısında; özel araçla gitmek en pratik yol.
  • Kale yıkıntı halinde ve yalnızca batıdaki dik yamaçtan çıkılabiliyor. Düzenlenmiş bir ziyaretçi yolu ya da bilet gişesi bulamadım; sağlam ayakkabı giyin, yalnız tırmanmayın.
  • Kalenin ve yakınındaki 7,6 km’lik İkitaş Kanyonu’nun turizme açılması için çalışmalar sürüyor. Kale ve kanyon için bir gün, Emet’in kaplıcalarıyla birlikte bir hafta sonu ayırabilirsiniz.

Romanya’da Kazıklı Voyvoda’nın İzleri

Sighisoara: Doğduğu kasaba ve ejderhalı ev

Sighisoara, Romanya’nın ortasındaki Transilvanya bölgesinde, surlarla çevrili küçük bir ortaçağ kasabası. Vlad’ın 1430’larda burada doğduğu kabul ediliyor; babası o yıllarda bu şehirde yaşıyordu.

Eski kentteki Saat Kulesi’nin hemen yanında, kapısının üstünde demir bir ejderha asılı bir ev var. Ejderha, ailenin adına bir gönderme. Halk bu evi Vlad’ın doğduğu ev olarak biliyor, ama bunu kanıtlayan bir belge yok.

Gezgin için: Kale-kent UNESCO Dünya Mirası listesinde. Romanya Ulusal Turizm Ofisi’ne göre evin zemin katı bugün restoran, üst katında küçük bir ortaçağ silahları sergisi var. Brasov’dan günübirlik gidilebilir; eski kente bir gün ayırın.

Sighisoara’da Saat Kulesi

Tirgoviste: Fatih’in ordusunu karşılayan kazık ormanı

Tirgoviste, Bükreş’in yaklaşık 80 km kuzeybatısında küçük bir şehir. Vlad’ın zamanında Eflak’ın başkentiydi. Şehirdeki Chindia Kulesi’ne çıktığınızda aşağıda Eflak prenslerinin sarayının kalıntılarını görürsünüz. 1462 yazında Fatih büyük bir orduyla Tuna’yı geçip bu şehre yürüdü. Vlad açık savaşa girmedi; köyleri boşaltıp kuyuları zehirleyerek geri çekildi.

Sonra bir gece, 16-17 Haziran’da, sultanı çadırında yakalamak için ordugaha daldı. Ordugah birbirine girdi, ama Eflak süvarileri sultanın çadırını bulamayıp vezirlerin çadırlarına saldırdı. Sabaha karşı geri çekildiler. Fatih yürüyüşünü sürdürdü.

Tirgoviste önünde Osmanlı ordusunu binlerce kazıktan oluşan bir orman karşıladı. Bizanslı tarihçi Chalkokondyles kazığa oturtulanların “söylendiğine göre” yirmi bin kişi olduğunu yazar; sayı doğrulanamıyor, olayın kendisi birden fazla kaynakta geçiyor. “Kazıklı Voyvoda” adı da Fatih’in divan katibi Tursun Bey’den geliyor. Tarihçi Erhan Afyoncu’ya göre Tursun Bey onu zulmüyle ünlü Emevi valisine benzetip “kafirlerin Haccac’ı” diye anıyor. Bence hikayeyi iki tarafın kaynaklarından birlikte okumak, hem kahraman hem canavar kalıbından kurtulmanın en iyi yolu.

Gezgin için: Saray kalıntıları ve Chindia Kulesi aynı alanda; kuledeki Vlad sergisi turizm ofisine göre salı-pazar 9.00-19.00 arası açık. İki üç saat yeterli.

Poenari Kalesi: Gerçek Drakula Şatosu bir kayanın tepesinde

Poenari Kalesi, Romanya’nın güneyinde, Karpat Dağları’nın içindeki Arges vadisinde. Bükreş’ten arabayla yaklaşık 3 saat. Vadide yol kıvrıldıkça başınızı kaldırırsınız ve sarp bir kayanın tepesinde yıkık duvarlar görürsünüz. Burası Vlad’ın onarıp kullandığı kale. 1462’de Fatih’in Eflak tahtını verdiği Radu, Osmanlı birlikleriyle ağabeyinin peşine düştü. Rivayete göre birlikler kaleye yaklaşınca Vlad’ın eşi kendini kuleden aşağıdaki nehre attı.

Vlad kaçtı ve yardım istemek için Macar kralı Matthias Corvinus’a gitti. Kral onu tutuklattı; Vlad yıllarını Macaristan’da esir olarak geçirdi. Onu alıkoyan krallığın topraklarını merak ediyorsanız Macaristan gezi rehberime ve Budapeşte gezilecek yerler yazıma bakabilirsiniz.

Gezgin için: Kale, Curtea de Arges’in yaklaşık 25 km kuzeyinde, Transfagarasan yolunun üzerinde; Bükreş’ten araçla yaklaşık 180 km, 3 saat. Kaleye 1.480 basamakla çıkılıyor. Nisan 2025’te restorasyon sonrası açıldı. Kısa süre sonra bölgeye ayı girince yeniden kapatıldı. Durum sık değiştiği için gitmeden önce Arges il yönetiminin duyurularına bakın. Ben olsam Drakula izini sürerken Bran’ı değil Poenari’yi rotanın merkezine koyardım.

Romanya Karpat Dağları’nda sarp bir kayanın tepesindeki Poenari Kalesi

Brasov: Vlad’ın akın düzenlediği Sakson şehri

Brasov, Romanya’nın ortasında, Karpat Dağları’nın eteğinde kurulmuş bir şehir. Bugün Transilvanya gezisinin en rahat üssü. Vlad’ın zamanında ise düşmanlarının şehriydi. Şehrin Sakson tüccarlarıyla ticaret ve siyaset yüzünden sık sık çatıştı, Eflak’tan şehre akınlar düzenledi. Batı’da onu canavarlaştıran anlatıların çoğu da bu çevrelerden yayılıp Alman matbaalarında basılan broşürlerle dolaştı.

Gezgin için: Bükreş’ten trenle yaklaşık 2,5 saat; şatonun sitesine göre trenler neredeyse saat başı kalkıyor. Bence Brasov’u üs yapıp Bran’ı yarım güne ayırmak en rahat plan.

Brasov’da Kara Kilise ve eski şehir çatıları

Snagov ve Bükreş: Kayıp mezarın peşinde

Snagov, Bükreş’in hemen kuzeyinde bir göl kıyısında; Bükreş ise Romanya’nın başkenti. Hikayenin sonu bu ikisinin arasında geçiyor. Macaristan’daki esaretin ardından Vlad 1476’da üçüncü kez tahta çıktı. Birkaç ay sonra Bükreş yakınlarında Osmanlı yanlısı güçlerle çarpışırken öldürüldü. İtalyan tarihçi Bonfini’ye göre başı Fatih’e gönderildi ve İstanbul’da bir kazığa dikildi; bu yalnızca tek bir anlatıya dayanıyor.

Gövdesinin nereye gömüldüğü ise hala bir bilmece. Bükreş’in kuzeyindeki Snagov Gölü’nün adasındaki manastır, mezarı olarak en çok gösterilen yer. Ama bu gelenek ilk kez 19. yüzyıl sonunda kayda geçti ve 1933’teki kazıda levhanın altında mezar bulunmadı. Bazı tarihçiler onun Comana Manastırı’na gömüldüğünü düşünüyor.

Gezgin için: Snagov, Bükreş’in yaklaşık 40 km kuzeyinde; yarım gün yeter. Bükreş’in eski şehrindeki Curtea Veche (Eski Saray), Vlad’ın yaptırdığı kalenin yerinde duruyor; turizm ofisine göre müze şu an restorasyon nedeniyle kapalı, kalıntıları dışarıdan görebilirsiniz. Bükreş adının geçtiği bilinen en eski belge de Vlad’ın 1459’da imzaladığı bir yazı.

Bran: Herkesin “Drakula Şatosu” dediği yer

Bran Şatosu, Romanya’nın ortasında, Brasov’a yaklaşık 30 km uzaklıkta. Bu son durak Vlad’ın hayatına değil, efsanesine ait. Transilvanya ile Eflak arasındaki dağ geçidini gören bir kayanın üstünde duruyor. 1377’de Macar kralı I. Lajos, Brasov’un Sakson kasabalılarına buraya taş bir kale yapma izni verdi; şato sonra gümrük noktası oldu, 1920’de Romanya Kraliçesi Marie’ye hediye edildi.

Peki Drakula nereden çıktı? Vlad’ın burada yaşadığına dair hiçbir çağdaş belge yok; Bran onun döneminde Brasov Saksonlarının kalesiydi. Stoker’ın romanında da adı geçmiyor. Stoker’ın Romanya’ya gittiğine dair de bir kanıt bulunmuyor; Transilvanya’yı gezi kitapları ve haritalarla yazdı. Şatonun kendi sitesi bağı açıkça anlatıyor: Stoker’ın tarif ettiği şatoya en çok benzeyen yapı olduğu için dünya burayı “Drakula Şatosu” diye anıyor. Bu yüzden Cadılar Bayramı partileri de Vlad’ın değil, Stoker’ın kontunun şatosunda yapılıyor.

Gezgin için:

  • Para birimi: Romanya euro kullanmıyor; para birimi leu (çoğulu lei). Aşağıdaki euro karşılıklarını Ekim 2026 kuruyla hesapladım: 1 euro yaklaşık 5,3 lei.
  • Bilet (2026): Resmi siteye göre yetişkin 100 lei (yaklaşık 19 euro), öğrenci 60 lei (11 euro), 65 yaş üstü 70 lei (13 euro), 5-17 yaş 40 lei (7,5 euro); 0-5 yaş ücretsiz. İşkence Odaları ve Zaman Tüneli ayrıca 30’ar lei (yaklaşık 6 euro). İkisini ve öncelikli girişi kapsayan Royal Tour Plus Fast Pass 170 lei (yaklaşık 32 euro).
  • Saatler: Ziyaret sayfasına göre 2 Kasım-31 Mart arası salı-pazar 9.00-18.00, pazartesi 12.00-18.00 (son giriş saatleri); 1 Nisan-1 Kasım arası kapanış bir saat geç. 7 Kasım 2026’da özel etkinlik nedeniyle son giriş 15.00.
  • Cadılar Bayramı: Halloween 2026 sayfasına göre 24 Ekim-1 Kasım arası yalnızca Cadılar Bayramı biletleri satılıyor. 31 Ekim’de gündüz turu 300 lei’den (yaklaşık 56 euro) başlıyor. Akşam turu ile Kraliyet Parkı’ndaki çadırda 21.00-04.00 arası partiyi kapsayan paket 800 lei’den (yaklaşık 150 euro) başlıyor. Şatonun içindeki özel parti ise 3.000 lei’den (yaklaşık 560 euro). Parti paketlerinin görsellerinde “tükendi” ibaresi görünüyor; önce siteye bakın.
  • Nasıl gidilir: Otobüsler Brasov’daki 2 No’lu Otogar’dan (Autogara 2) kalkıyor; yolculuk 45-50 dakika sürüyor. Bilet yaklaşık 13 lei (2,5 euro). Hafta içi yarım saatte bir, hafta sonu saatte bir sefer var. Taksi yaklaşık 35 dakika ve 150 lei (28 euro). Bükreş’ten karayoluyla yaklaşık 160 km.
Bran Şatosu ve çevresindeki Karpat ormanları

Rota Önerisi: 4 Günde Drakula’nın İzinde

Bu rota için araç kiralamak en rahatı; Poenari’ye toplu taşımayla ulaşmak zor. Sıra, hikayeyi sondan başa doğru izliyor:

  • 1. gün, Bükreş ve Snagov: Sabah Curtea Veche ve eski şehir, öğleden sonra Snagov Gölü.
  • 2. gün, Tirgoviste ve Poenari: Sabah saray kalıntıları ve Chindia Kulesi, öğleden sonra Arges vadisi ve Poenari. Geceyi Curtea de Arges’te geçirin.
  • 3. gün, Brasov ve Bran: Brasov’a geçin, öğleden sonrayı Bran’a ayırın.
  • 4. gün, Sighisoara: Brasov’dan günübirlik Sighisoara ve eski kent.

Türkiye’den bir not: Hikayenin başını görmek isterseniz Romanya’ya gitmeden de başlayabilirsiniz. Eğrigöz’ü bir Kütahya hafta sonuna, Gelibolu’yu bir Çanakkale gezisine eklemek kolay; iki durak birbirinden uzak olduğu için aynı güne sıkıştırmayın.

Sık Sorulan Sorular

Bran Şatosu’nun sahibi kim?

Şato 1948’de komünist rejim tarafından kraliyet ailesinden alındı. 2006’da Kraliçe Marie’nin kızı Prenses Ileana’nın mirasçılarına iade edildi; Habsburg ailesinden oğlu Arşidük Dominic ve kız kardeşleri 2009’dan beri burayı özel müze olarak işletiyor.

Kazıklı Voyvoda’nın kardeşi Radu ne oldu?

Radu 1462’den sonra Osmanlı’ya bağlı Eflak voyvodası olarak hüküm sürdü; tahtı birkaç kez Boğdan prensi Büyük Stefan’la çekişerek kaybedip geri aldı. 1475’te öldü; ağabeyinin tahta son kez dönüşünün yolu da böylece açıldı.

Bu Ay Nereye?

İlknur Acar'dan aylık kültür ve gezi rehberi: o ay görülecek sergiler, gezi rotaları, tiyatro ve etkinlikler. Ayda bir e-posta; istediğin an tek tıkla ayrılabilirsin.

💬 Bir sorunuz ya da düzeltmeniz mi var? Instagram'dan ya da İletişim sayfasından yazın.

Benzer rehberler