• Ana Sayfa
  • Sanatın Öyküsü
  • İletişim
Bir Dakikada Geziyorum – Gezi Rehberi
  • Türkiye
    • Antalya
      • Kaş – Kalkan
      • Adrasan – Olimpos – Çıralı
    • Aydın
      • Afrodisyas
    • Balıkesir
      • Balıkesir /Ayvalık
      • Balıkesir /Cunda
      • Balıkesir / Kaz dağları
    • Çanakkale
      • Çanakkale
      • Bozcaada
      • Gökçeada
    • Burdur
    • Çorum
    • Denizli
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • İzmir
      • Urla
      • Çeşme
      • Efes
    • Kayseri
    • Kırklareli / İğneada
    • Konya
    • Kuzey Kıbrıs
    • Manisa
    • Mardin
    • Muğla
      • Bodrum
      • Marmaris
      • Datça
      • Fethiye
    • Nevşehir
      • Kapadokya
    • Şanlıurfa
    • Van
  • İstanbul
    • Tarihi Yarımada
      • Topkapı Sarayı
        • Topkapı Sarayı -1.Avlu
        • Topkapı Sarayı 2. Avlu
        • Topkapı Sarayı -Harem
        • Topkapı Sarayı 3. Avlu (Enderun): Sarayın En İç Halkası
        • Topkapı Sarayı 4. Avlu
      • Ayasofya
      • Aya İrini
      • 3.Ahmet Çeşmesi
      • Sultan Ahmet Meydanı / Hipodrom
      • Alman Çeşmesi
      • Yerebatan Sarnıcı
      • Şerefiye Sarnıcı
      • Milyon Taşı
      • İstanbul Arkeoloji Müzesi
      • Sultan Ahmet Camii
    • Galata Kulesi
    • Fener – Balat
    • Kız Kulesi
  • Avrupa
    • Hollanda
      • Amsterdam
    • Çek Cumhuriyeti
      • Prag
      • Karlovy Vary
    • Belçika
      • Brugge
      • Brüksel
    • Fransa
      • Paris
      • Cote d’Azur – Fransız Rivierası
        • Fransız Rivierası
        • Monako
        • Cannes
        • Nice
        • Eze
        • Saint Paul de Vence
        • Antibes
        • Saint Tropez
        • Marsilya
    • İngiltere
      • Londra
      • Londra Çevresi
      • Londra’da Alışveriş
      • Londra’da Yemek
      • British Museum
    • İtalya
      • Roma
        • Roma
          • Kolezyum
          • Pantheon
          • İspanyol Merdivenleri
          • Navona Meydanı
          • Roma Forum
      • Vatikan
      • Venedik
      • Floransa
      • Milano
      • Como Gölü
      • Pisa
      • Torino
    • İspanya
      • Barselona
      • Mayorka
    • Avusturya
      • Viyana
    • Macaristan
      • Budapeşte
    • Yunanistan
      • Yunan Adaları
        • Rodos
        • Kos adası
        • Patmos
        • Arki
        • Lipsi
        • Leros
        • Kalimnos
        • Sakız Adası
        • Samos Adası
        • Simi Adası
        • Santorini
        • Mikonos (Mykonos)
        • Midilli
      • Atina
      • Selanik
      • Pire
      • Kavala
      • Korfu
      • Halkidiki
      • Yanya
      • Kandiye
      • Lefkada
      • Preveza
      • Yunan Filozofları
        • Büyük İskender
        • Tales
        • Heredot MÖ 484
        • Homeros
        • Pisagor
        • Sokrates
        • Platon
        • Aristoteles
        • Diyojen
      • Girit – Miken Uygarlığı
  • Asya
    • Dubai
    • Maldivler
    • Çin
    • Hindistan
    • İran
    • Mısır
  • Amerika
    • Amerika Kıtasının keşfi
    • Hawaii
    • Aztek Uygarlığı
    • Olmek Uygarlığı
    • İnka Uygarlığı
  • Tarih Öncesi
    • İlk Çağ
      • Akdeniz
      • Antik Yunan
      • Mezopotamya
      • Roma İmparatorluğu
        • Roma’nın Kuruluş Efsanesi
        • Roma İmparatorları
          • Neron
        • Roma Mimarisi
  • Mitoloji
    • Gaia ve Uranüs
    • Zeus
      • Leto
  • İletişim
Bir Dakikada Geziyorum – Gezi Rehberi
  • Türkiye
    • Antalya
      • Kaş – Kalkan
      • Adrasan – Olimpos – Çıralı
    • Aydın
      • Afrodisyas
    • Balıkesir
      • Balıkesir /Ayvalık
      • Balıkesir /Cunda
      • Balıkesir / Kaz dağları
    • Çanakkale
      • Çanakkale
      • Bozcaada
      • Gökçeada
    • Burdur
    • Çorum
    • Denizli
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • İzmir
      • Urla
      • Çeşme
      • Efes
    • Kayseri
    • Kırklareli / İğneada
    • Konya
    • Kuzey Kıbrıs
    • Manisa
    • Mardin
    • Muğla
      • Bodrum
      • Marmaris
      • Datça
      • Fethiye
    • Nevşehir
      • Kapadokya
    • Şanlıurfa
    • Van
  • İstanbul
    • Tarihi Yarımada
      • Topkapı Sarayı
        • Topkapı Sarayı -1.Avlu
        • Topkapı Sarayı 2. Avlu
        • Topkapı Sarayı -Harem
        • Topkapı Sarayı 3. Avlu (Enderun): Sarayın En İç Halkası
        • Topkapı Sarayı 4. Avlu
      • Ayasofya
      • Aya İrini
      • 3.Ahmet Çeşmesi
      • Sultan Ahmet Meydanı / Hipodrom
      • Alman Çeşmesi
      • Yerebatan Sarnıcı
      • Şerefiye Sarnıcı
      • Milyon Taşı
      • İstanbul Arkeoloji Müzesi
      • Sultan Ahmet Camii
    • Galata Kulesi
    • Fener – Balat
    • Kız Kulesi
  • Avrupa
    • Hollanda
      • Amsterdam
    • Çek Cumhuriyeti
      • Prag
      • Karlovy Vary
    • Belçika
      • Brugge
      • Brüksel
    • Fransa
      • Paris
      • Cote d’Azur – Fransız Rivierası
        • Fransız Rivierası
        • Monako
        • Cannes
        • Nice
        • Eze
        • Saint Paul de Vence
        • Antibes
        • Saint Tropez
        • Marsilya
    • İngiltere
      • Londra
      • Londra Çevresi
      • Londra’da Alışveriş
      • Londra’da Yemek
      • British Museum
    • İtalya
      • Roma
        • Roma
          • Kolezyum
          • Pantheon
          • İspanyol Merdivenleri
          • Navona Meydanı
          • Roma Forum
      • Vatikan
      • Venedik
      • Floransa
      • Milano
      • Como Gölü
      • Pisa
      • Torino
    • İspanya
      • Barselona
      • Mayorka
    • Avusturya
      • Viyana
    • Macaristan
      • Budapeşte
    • Yunanistan
      • Yunan Adaları
        • Rodos
        • Kos adası
        • Patmos
        • Arki
        • Lipsi
        • Leros
        • Kalimnos
        • Sakız Adası
        • Samos Adası
        • Simi Adası
        • Santorini
        • Mikonos (Mykonos)
        • Midilli
      • Atina
      • Selanik
      • Pire
      • Kavala
      • Korfu
      • Halkidiki
      • Yanya
      • Kandiye
      • Lefkada
      • Preveza
      • Yunan Filozofları
        • Büyük İskender
        • Tales
        • Heredot MÖ 484
        • Homeros
        • Pisagor
        • Sokrates
        • Platon
        • Aristoteles
        • Diyojen
      • Girit – Miken Uygarlığı
  • Asya
    • Dubai
    • Maldivler
    • Çin
    • Hindistan
    • İran
    • Mısır
  • Amerika
    • Amerika Kıtasının keşfi
    • Hawaii
    • Aztek Uygarlığı
    • Olmek Uygarlığı
    • İnka Uygarlığı
  • Tarih Öncesi
    • İlk Çağ
      • Akdeniz
      • Antik Yunan
      • Mezopotamya
      • Roma İmparatorluğu
        • Roma’nın Kuruluş Efsanesi
        • Roma İmparatorları
          • Neron
        • Roma Mimarisi
  • Mitoloji
    • Gaia ve Uranüs
    • Zeus
      • Leto
  • İletişim

Topkapı Sarayı 2. Avlu: Osmanlı’nın Kalbine Açılan Kapı

1 Avlu’dan yürüyüp Bâb-üs Selâm kapısına geldiğinizde aslında bir sınırdasınız. Çünkü bu kapıdan sonrası artık sarayın değil… devletin içi. Ben ilk geçtiğimde bunu çok net hissetmiştim. Bir anda ortam değişiyor.
Kalabalık aynı ama hava farklı. Daha düzenli, daha ciddi, daha “kontrollü”.

Topkapı Sarayı’nın 2. avlusu, yani Divan Meydanı, Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetildiği yer.
Bugün ağaçların gölgesinde yürüdüğünüz bu alan, bir zamanlar devletin kalbinin attığı yerdi.

Topkapı Sarayı 2. Avlu Nedir? (Divan Meydanı)

2 Avlu, sarayın idari merkezi olarak kullanılmış. Burası hem devlet işlerinin yürütüldüğü hem de saray organizasyonunun kontrol edildiği alan. En önemli özelliği şu: Halkın giremediği, ama devlet görevlilerinin aktif olduğu bir geçiş alanı.

Bâb-üs Selâm Kapısı: Gücün Sınırı

2 Avlu’ya giriş yaptığınız kapı: Bâb-üs Selâm.

Bu kapının en ilginç özelliği şu: Buradan içeri atla sadece padişah geçebiliyordu. Herkes, en üst düzey devlet adamları bile bu kapıdan yürüyerek geçmek zorundaymış. Yani bu kapı sadece mimari bir geçiş değil, aynı zamanda bir güç sembolü.

    Divan-ı Hümayun

    Topkapı Sarayı’nın 2. avlusunda yürürken fark etmeden Osmanlı’nın en kritik noktalarından birinin önünden geçiyorsunuz: Divan-ı Hümayun. Burası, Osmanlı İmparatorluğu’nda devlet işlerinin görüşüldüğü, en önemli kararların alındığı yönetim merkeziydi. Bugünün diliyle düşünürsek, adeta bir “bakanlar kurulu” gibi çalışıyordu.

    Divan toplantıları genellikle sabah namazından sonra başlarmış. Rivayete göre Ayasofya’da namaz kılan bazı kişiler de bu toplantılara davet edilirmiş.Toplantılar, Adalet Kulesi’nin hemen altında yer alan Divan-ı Hümayun’da yapılır, burada alınan kararlar padişaha sunulur ve ardından müftü (şeyhülislam) tarafından fetva verilirmiş.

    Aslında Divan geleneği Osmanlı’da çok daha eskiye dayanıyor. Orhan Gazi döneminden itibaren devlet işleri divanlarda konuşulmaya başlanmış. Hatta padişah nerede olursa, divan da orada kurulabiliyormuş.

    Divan toplantılarının en ilginç tarafı ise oturma düzeni ve görünmeyen otorite. Sadrazam ve vezirler, kapının karşısındaki sedirlere otururmuş. Ancak Fatih Sultan Mehmet döneminden itibaren padişahlar toplantılara doğrudan katılmamaya başlamış. Ama bu, onların orada olmadığı anlamına gelmiyormuş.

    Sadrazamın oturduğu yerin hemen üstünde, kafesli bir bölüm bulunuyor. Padişahlar buradan divan toplantılarını gizlice takip edebiliyormuş.
    Ve en ilginç kısmı şu:
    Divana katılanlar padişahın içeride olup olmadığını bilmediği için her zaman son derece dikkatli konuşmak zorundaymış. Bu bölüm bugün hâlâ görülebiliyor.

    Bir başka ilginç detay da yapının akustiği. Divan-ı Hümayun’un mimarisi sayesinde içeride konuşulanların dışarıdan duyulabildiği söyleniyor. Yani bu yapı sadece estetik değil, aynı zamanda işlevsel olarak da oldukça ileri bir tasarıma sahip.

    Divan’ın yapısı zaman içinde değişmiş. Başlangıçta müftü (şeyhülislam) divan toplantılarına katılmazken, Tanzimat döneminden sonra protokolde sadrazamdan sonra yer almaya başlamış. Toplantı sıklığı da yıllar içinde değişmiş:16. yüzyılda haftada dört gün toplanan divan, 18. yüzyılda haftada bire kadar düşmüş.

    Toplantılarda katılımcılara yazın soğuk şerbet, kışın ise macun ikram edilmesi ise işin daha “insani” tarafı.

    Müftü/ Şeyhülislam Divana katılmazmış taki Tanzimat sonrası döneme kadar. Protokolde vezir-i âzamdan sonra şeyhülislam gelmeye başlamış.Divana katılanlara yaz mevsiminde soğuk şerbet, kışın ise macun ikram edilirmiş.16. yüzyılda haftada dört gün toplanan, 18. yüzyılda haftada bir gün zor toplanan bir kurum haline gelmiş. 

    Adalet Kulesi

    Divan-ı Hümayun’un hemen yanında yükselen Adalet Kulesi, Topkapı Sarayı’nın en dikkat çekici yapılarından biri.

    Yaklaşık 45 metre yüksekliğindeki bu kule, sarayın en yüksek noktası. Öyle ki, bir dönem İstanbul’un pek çok yerinden görülebiliyor ve adeta şehrin siluetine imza atıyormuş. Ayasofya ve Sultanahmet minareleriyle boy ölçüşecek kadar iddialı bir yapı. Ama bu kule sadece mimari bir gösteriş değil… aynı zamanda bir mesaj. Osmanlı’da bu kulenin yüksekliği, halk için bir sembolmüş.
    “Devlet burada ve adalet ayakta” hissi vermesi amaçlanmış.

    Topkapı Sarayı Mutfakları: Bir İmparatorluğu Doyuran Sistem

    Topkapı Sarayı Mutfaflar

    Topkapı Sarayı’nın 2. avlusunda yürürken sağ tarafa baktığınızda uzun bacalar hemen dikkat çekiyor.
    İşte burası, Osmanlı sarayının kalabalığını doyuran dev sistem: Matbah-ı Amire, yani saray mutfakları.Ama burası gerçekten “mutfak” kelimesinin çok ötesinde.Osmanlı döneminde bu mutfaklarda günde 50–60 çeşit yemek hazırlanır ve yaklaşık 5.000 kişiye servis edilirmiş.Üstelik bu sayı bazen çok daha artabiliyormuş. Özellikle ulufe dağıtımı ya da cülus törenleri gibi özel günlerde, mutfakların kapasitesi 12.000 kişiye kadar çıkıyormuş.

    Ve evet… bu yemeklerin hepsi padişaha gitmiyordu 🙂

    Sarayda çalışan görevliler, Enderun mensupları, Harem halkı ve hatta zaman zaman şikâyetini iletmek için saraya gelen kişiler bile bu mutfaklardan yemek yiyebiliyormuş.

    Benim en çok ilgimi çeken şeylerden biri de buradaki düzen oldu. Her şey planlı, her şey organize. Yemek sadece bir ihtiyaç değil… adeta bir sistem.

    Helvahane ve Sarayın “Gizli Laboratuvarı”

    Mutfakların içinde yer alan en ilginç bölümlerden biri: Helvahane. İsmi tatlı çağrıştırsa da burası sadece tatlı yapılan bir yer değil. Aynı zamanda:

    • Şifalı macunlar
    • İlaçlar
    • Özel karışımlar hazırlanan bir alanmış. Yani bugünün diliyle söyleyecek olursak… küçük bir saray laboratuvarı gibi.

    Mutfak Koleksiyonları ve Detaylar

    Bugün mutfak bölümünde sergilenen eşyalar da oldukça etkileyici.

    • Binlerce parçadan oluşan çini ve porselen koleksiyonu
    • Bakır sini, kazan ve cezveler
    • Osmanlı mutfak kültürünü yansıtan ekipmanlar

    Toplamda 12.000’i aşan çini ve porselen olduğu söyleniyor, ancak sergilenen kısmı bunun sadece küçük bir bölümü.

    2. Avlu’nun Su Sistemi: Dolap Ocağı

    Mutfakları gezerken fark edilmeyen ama aslında çok önemli bir detay daha var: Dolap Ocağı 2 avluda bulunan bu sistem, sarayın su ihtiyacını karşılıyormuş. Halkalı’dan gelen sular, burada bulunan iki kuyuda toplanır ve atların döndürdüğü mekanizmalar sayesinde yukarı çekilirmiş. Daha sonra bu su, duvarların içinden geçirilerek sarayın farklı bölümlerine dağıtılırmış.

      Bâbüssaâde Kapısı: Sarayın Kalbine Açılan Eşik

      Topkapı Sarayı’nın 2. avlusunda ilerlerken tam ortada sizi sade ama çok güçlü bir kapı karşılar: Bâbüssaâde (Saadet Kapısı). Burası sadece bir geçiş noktası değil… sarayın en özel alanlarının başladığı sınır. Kapının ardı Enderun, yani padişahın mahrem dünyası.

      Kapı gün boyunca açık tutulsa da buradan geçiş çok sıkı kurallara bağlıymış. Herkesin girebildiği bir yer değil; tam anlamıyla sarayın “içeri”si.

      Cülus Törenleri: Bir Taht, Bir Son, Bir Başlangıç

      Bâbüssaâde’nin önünde yapılan en önemli merasimlerden biri: Cülus Töreni. “Cülus” kelime olarak “tahta oturmak” demek. Ama aslında bundan çok daha fazlası.

      Yeni padişahın tahta çıkması, çoğu zaman eski padişahın vefatının hemen ardından gerçekleştiği için, bu tören aynı anda bir veda ve başlangıç anlamı taşır.Rivayete göre cülus öncesinde vefat eden padişahın naaşı yeni padişaha gösterilir, böylece gücün bile sonlu olduğu hatırlatılırmış.

      Cülus sonrası ise kapıkulu askerlerine cülus bahşişi (cülûsiye) dağıtılırmış. Zamanla bu gelenek, bazı dönemlerde yalnızca bahşiş almak amacıyla ayaklanmalara bile sebep olmuş.

      Gücün Gösterildiği Alan

      Bâbüssaâde’nin önü sadece bir tören alanı değil, aynı zamanda Osmanlı’nın gücünü gösterdiği sahne.

      Üç ayda bir yeniçerilere ulufe (maaş) dağıtımı burada yapılırmış. Bu törenlere özellikle yabancı elçilerin davet edilmesine dikkat edilirmiş.Amaç açık: Osmanlı’nın askerî gücünü ve düzenini göstermek

      Hatta askerlere dağıtılan çorbanın içilmemesi, maaşların beğenilmediği ve isyan çıkabileceği anlamına gelirmiş. Elçi kabullerinde ise saray adeta bir sahneye dönüşürmüş. Alan süslenir, saraydaki egzotik hayvanlar dolaştırılır ve dışarıdan gelenlere güçlü bir devlet imajı sunulmaya çalışılırmış.

      Ve dikkat çekici bir detay: Padişahlar çoğu zaman elçileri burada doğrudan karşılamazmış.

      Ayak Divanı: Padişahın Halkla Yüzleştiği An

      Bâbüssaâde önünde yapılan bir diğer önemli merasim: Ayak Divanı.

      Bu, padişahın askerlerle veya devlet görevlileriyle doğrudan ve aracısız görüştüğü özel bir toplantıymış. Genellikle savaş, isyan gibi olağanüstü durumlarda yapılırmış.En dramatik örneklerden biri, IV. Murad döneminde yaşanmış. İsyan bastırılamayınca padişah burada Ayak Divanı toplamış, ancak asileri sakinleştiremeyince sadrazamı teslim etmek zorunda kalmış.

      Sancak-ı Şerif ve Savaş Çağrısı

      Bâbüssaâde’nin önünde yer alan bir diğer önemli unsur: Sancak-ı Şerif.Savaş gibi kritik durumlarda, padişah bizzat bu sancağı getirir ve burada dikermiş. Bu, sadece bir sembol değil, aynı zamanda tüm imparatorluk için bir sefer çağrısı anlamına gelirmiş.

      Bâbüssaâde Kapısı: Sarayın Kalbine Açılan Eşik

      Topkapı Sarayı
      Bâbü’s Saade

      2. Avlunun tam ortasındaki Bâbü’s Saade kapısı padişahın özel hayatının başladığı bölümmüş. Kapı gün boyunca açık tutulurmuş fakat bu bölüme giriş çok sıkı kontrol edilirmiş. Fatih Sultan Mehmet zamanında yapılmış kapının önündeki dört sütun sonradan biraz değiştirilmiş. 

      Babu’s Saade’nin önünde yapılan en önemli etkinlik “Cülus” törenleriymiş. Cülus arapça “oturmak” demekmiş. Aslında yeni padişahın tahta çıkma merasimi. Yeni padişahın tahta geçmesi için eski padişahın ölmesi gerektiği için eski padişahında cenaze töreni anlamına geliyormuş. Fatih Sultan Mehmet dahil 5 nesil padişah saray dışında vefat etmiş.

      Cülus merasimi öncesi, vefat eden padişahın naaşı yeni padişaha gösterilirmiş. Böylece padişah dahi olsa bütün insanların sonunun nasıl olacağı hatırlatılırmış. Cülûs merasiminin ardından kapıkulu askerlerine Cülûs Bahşişi (cülûsiye) dağıtılırmış. Maalesef ilerleyen dönemlerde sadece Cülûs Bahşişi almak için padişah değiştirilmesini isteyen garip ayaklanmalar olmuş.

      Vefat eden padişahlar 4. Avluda yer alan Sünnet odasının dışındaki mermer çeşmede yıkanırlarmış.

      Yine bu bölümde yer alan Sancak-ı Şerif gerekli durumlarda bizzat padişah eliyle tekbir eşliğinde Bâbü’s Saade’nin önündeki yerine dikilirmiş.Üç ayda bir yeniçerilerin ulufeleri de dağıtılırmış avluda. Bugünlerde başkentteki yabancı elçilerin orada bulunmalarına dikkat edilirmiş. Amaç davetlilere Osmanlının askerî gücünün gösterilmesiymiş. Askere çorba dağıtılır eğer çorba içilmez ise maaşlar beğenilmedi / isyan çıkacak anlamına gelirmiş. 

      Yabancı ülke elçileri kabul edilirken her yer süslenir, saraydaki aslanlar ve kaplanlar dolaştırılırmış.  Düşmanı ürküten bir devletin varlığı gösterilmeye çalışılırmış.  Padişahlar hiçbir zaman elçi karşılamak için dışarı çıkmazlarmış.

      Bâbü’s Saade önünde yapılan bir diğer merasim ayak divanıymış. Padişahın askerlerle vasıtasız görüşmesi için yapılırmış.  Genelde savaş, ayaklanma gibi olağanüstü durumlarda yapılırmış.

      Ayak Divanı’nın en hüzünlüsü, Sultan IV. Murad zamanında isyanın önü alınamayınca padişah, Bâbü’s Saade önünde Ayak Divanı’nı toplamış. Fakat asileri sakinleştiremeyen padişah sadrazamı onlara teslim etmek zorunda kalmış. 

      Topkapı sarayı güncel bilet fiyatlarını bu linkten öğrenebilirsiniz. Bazı bölümlerde müze kart geçiyor. Detaylı bilet fiyatları ve ziyaret saatlerini buradan öğrenebilirsiniz.

      Hazine Dairesi: İmparatorluğun Gücünün Saklandığı Yer

      Topkapı Sarayı’nda dolaşırken fark etmeden geçtiğiniz ama aslında en kritik bölümlerden biri: Hazine Dairesi. Kubbealtı’ndaki Divit Odası’ndan girilen bu bölüm, Osmanlı İmparatorluğu’nun hazinesinin saklandığı yer olarak kullanılmış. Ama burada “hazine” deyince akla sadece altın gelmemeli. Burası aynı zamanda:

      • Değerli eşyaların
      • Devlet için önemli objelerin
      • Savaş ganimetlerinin korunduğu özel bir alanmış.

      Bugün Hazine Dairesi’ni gezdiğinizde ise sizi bambaşka bir dünya karşılıyor. Artık burada Osmanlı’ya ait zengin silah koleksiyonları sergileniyor. Kılıçlar, zırhlar, tüfekler… Hepsi sadece savaş aracı değil, aynı zamanda dönemin zanaat ve estetik anlayışını da yansıtıyor.

      III. Selim’in Nişan Taşı

      Hazine Dairesi’nin önünde yer alan III. Selim’e ait nişan taşı, Osmanlı’daki okçuluk geleneğinin bir parçası. Bu tür taşlar, genellikle Okmeydanı gibi özel alanlarda yapılan ok atışlarının düştüğü noktaları işaretlemek için dikilirmiş. Topkapı Sarayı’ndaki bu taş ise, bu geleneğin bir hatırası olarak burada yer alıyor.

      Topkapı Sarayı 2. Avlu Hakkında Az Bilinen Gerçekler

      Padişah Divan’a katılmaz ama her şeyi dinlerdi

      Divan-ı Hümayun toplantılarına padişah doğrudan katılmazdı. Ama Kubbealtı’ndaki kafesli bölümden her şeyi dinleyebilirdi. Ve kimse onun orada olup olmadığını bilmezdi.

      Bâbüssaâde bir kapıdan fazlasıydı

      Bu kapıdan sonrası artık sarayın en özel alanıydı. Ve buradan geçiş sadece izinle mümkündü.
      Yani burası fiziksel değil, aynı zamanda sembolik bir sınırdı.

      Bir çorba isyan çıkarabilirdi

      Yeniçerilere ulufe dağıtılırken verilen çorbanın içilmemesi, maaşın beğenilmediği anlamına gelirdi.
      Bu da çoğu zaman yaklaşan bir isyanın habercisiydi.

      Saray mutfağı halka da yemek verirdi

      Topkapı Sarayı mutfaklarında sadece saray halkı değil, zaman zaman şikâyetini iletmeye gelen kişiler bile yemek yiyebilirdi.

      Adalet Kulesi bir mesajdı

      Şehrin her yerinden görülebilen bu kule, halka “adalet burada” mesajı verirdi.

      Divan haftada 4 gün toplanırdı

      Osmanlı’nın en güçlü dönemlerinde Divan-ı Hümayun haftada dört gün toplanırken, ilerleyen yıllarda bu sayı haftada bire kadar düşmüştür.

      Topkapı Sarayı 3. Avlu’ya Geçiş: Sarayın İçine Doğru

      2 avluda yürürken aslında fark etmeden bir sınırda dolaşıyorsunuz. Çünkü bu alan, devletin yönetildiği yer… ama henüz sarayın en gizli kısmı değil. O sınırın tam ortasında ise sizi bekleyen bir kapı var: Bâbüssaâde.

        Bu kapıdan içeri adım attığınız an, her şey değişiyor.Kalabalık azalıyor, sesler yumuşuyor ve sarayın atmosferi bir anda daha sakin, daha kontrollü bir hale geliyor. Çünkü buradan sonrası artık Enderun, yani padişahın en özel dünyası. Burada artık:

        • Eğitimli devlet adamları
        • Sarayın en seçkin görevlileri
        • Ve padişaha en yakın kişiler bulunuyor.

        Devam Etmek İstersen

        Topkapı Sarayı 3. Avlu (Enderun) yazımda, sarayın en gizli ve en etkileyici bölümünü detaylı şekilde anlatıyorum.

        • Önceki
        • Sonraki
        İstanbul, Tarihi Yarımada, Topkapı Sarayı, Türkiye
        Bir yorum bırakın

          Paylaş

        • Facebook
        • Twitter
        • Google Plus
        • Pinterest

        Post navigation

           Ayasofya: İstanbul’un Kalbinde Zamana Direnen Bir Hikâye
        Topkapı Sarayı 3. Avlu (Enderun): Sarayın En İç Halkası   

        birdakikadageziyorum

        1 dakikalık videolarım hikayelerim ile tarihe ve sanata keyifli bir yolculuğa hazırsanız takibe ve desteğe bekliyorum.

        Bugün çocukların bayramı olarak kutladığımız 23 Ni Bugün çocukların bayramı olarak kutladığımız 23 Nisan, aslında millet iradesinin dünyaya ilan edildiği gündü. 🇹🇷
23 Nisan 1920’de Ankara’da açılan ilk Meclis, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşlarından biri oldu.
Sonrasında bu anlamlı gün, geleceğimizin simgesi olan çocuklara armağan edildi.

Bu videoda gördüğünüz bina sıradan bir yapı değil… Bir ülkenin yeniden ayağa kalktığı yer. ✨

#23Nisan #TBMM #Ankara #Atatürk #BirdakikadaGeziyorum
        Prag’da kafamı kaldırdım… havada tek elle asılı du Prag’da kafamı kaldırdım… havada tek elle asılı duran bir adam vardı.

İlk anda çoğu kişi gibi ben de Kafka sandım. Ama aslında o, bilinçaltının babası Freud’muş.

Sanatçı David Černý bu heykelle modern insanın hayata tek elle tutunuşunu anlatmak istemiş.

Belki de hepimiz bazen dışarıdan güçlü görünürken, içeride sadece düşmemeye çalışıyoruz.

Prag’da heykeller bile zihninle oynuyor. 

Sizce bu heykel ne anlatıyor?

#Prag #Prague #CzechRepublic #DavidCerny #Freud Kafka TravelReels Avrupa Gezi Kesfet
        Bugün İstanbul’da Leonardo da Vinci’nin bir eseri Bugün İstanbul’da Leonardo da Vinci’nin bir eseri duruyor olabilirdi…

Evet, yanlış duymadınız.
1502 yılında Leonardo da Vinci, Osmanlı Sultanı Bayezid II’e bir mektup gönderdi.

Teklifi ise inanılmazdı:
Golden Horn üzerine dev, tek parça bir köprü yapmak istiyordu.

Ama proje kabul edilmedi.

Aradan yaklaşık 500 yıl geçti…
Modern mühendisler Leonardo’nun tasarımını yeniden test etti ve köprünün gerçekten yapılabilir olduğunu ortaya koydu.

Yani bir zamanlar fazla iddialı görülen fikir, yüzyıllar sonra mümkün bulundu.

Peki sence neden kabul edilmedi?
Gerçekçi gelmediği için mi, yoksa o dönem ihtiyaç görülmediği için mi? 👇

#LeonardoDaVinci #Istanbul #Halic #GoldenHorn #Osmanli Bayezid Tarih IstanbulHistory Kesfet ReelsTurkey 1DakikadaGeziyorum Mimarlik Muhendislik TarihBilgisi GeziBlogu
        Balat kıyısında yükselen bu zarif yapı, Osmanlı dö Balat kıyısında yükselen bu zarif yapı, Osmanlı döneminde kendi dillerinde ibadet etmek isteyen Bulgar cemaatinin kilisesi olarak inşa edildi.
Ancak bulunduğu zeminin ağır taş yapıyı taşıyamaması nedeniyle çözüm, Viyana’da üretilen prefabrik demir parçalarda bulundu.
Parça parça İstanbul’a getirilen Sveti Stefan Kilisesi, bugün hem eşsiz mimarisi hem de taşıdığı tarihî hikâyeyle büyülüyor. Daha önce gördünüz mü?

#DemirKilise #SvetiStefanKilisesi #Balat #İstanbulTarih #1DakikadaGeziyorum
Sveti Stefan Kilisesi
        Fatih Sultan Mehmet’in oğlu Cem Sultan, taht mücad Fatih Sultan Mehmet’in oğlu Cem Sultan, taht mücadelesini kaybettikten sonra tam 13 yıl boyunca Avrupa’da esir tutuldu.
Ve bu görkemli kalenin duvarları, onun umutlarının yavaş yavaş tükendiği günlere sessizce şahitlik etti.

Bir zamanlar Osmanlı tahtına aday bir şehzade…
Sonu, Roma’da yabancı bir kalede yazıldı.

Roma’ya yolunuz düşerse, bu kaleye sadece bir anıt gibi değil, yarım kalmış bir hayatın izleri gibi bakın.

#CastelSantAngelo #CemSultan #RomaGezilecekYerler #RomaTarihi #romagezirehberi
        Instagram'da takip et

        İlginizi Çekebilecek Benzer Yazılar

        Balat’ın Demir Mucizesi: Sveti Stefan Kilisesi (Demir Kilise) Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

        Devamını Oku

        Topkapı Sarayı: Osmanlı’nın Kalbinde Bir Gün

        Devamını Oku

        Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

        E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

        Bir yorum yazın

        Yorumları gizle

        <strong>Avrupa’nın Vazgeçilmezleri</strong>

        Atina’da Ne Yenir, Nerede Yenir? Biraz Tzatziki, Bolca Sirtaki!

        Atina’da Ne Yenir, Nerede Yenir? Biraz Tzatziki, Bolca Sirtaki!

        1 Mayıs 2026
        Atina Gezilecek Yerler

        Atina Gezilecek Yerler

        1 Mayıs 2026
        Barselona Gezilecek Yerler (2026 Güncel Gezi Rehberi)

        Barselona Gezilecek Yerler (2026 Güncel Gezi Rehberi)

        30 Nisan 2026
        Barcelona’da Nerede Ne Yenir? 2026 Güncel Bütçeye Göre Yeme İçme Rehberi

        Barcelona’da Nerede Ne Yenir? 2026 Güncel Bütçeye Göre Yeme İçme Rehberi

        30 Nisan 2026
        Navona Meydanı (Piazza Navona): Roma’da Barok Güzelliğin Kalbinde Bir Gün

        Navona Meydanı (Piazza Navona): Roma’da Barok Güzelliğin Kalbinde Bir Gün

        16 Nisan 2026
        Balat’ın Demir Mucizesi: Sveti Stefan Kilisesi (Demir Kilise) Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

        Balat’ın Demir Mucizesi: Sveti Stefan Kilisesi (Demir Kilise) Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

        15 Nisan 2026
        Sant'Angelo Kalesi

        Castel Sant’Angelo: Cem Sultan’ın Esir Tutulduğu Roma’daki Gizemli Kale

        14 Nisan 2026
        Topkapı Sarayı: Osmanlı’nın Kalbinde Bir Gün

        Topkapı Sarayı: Osmanlı’nın Kalbinde Bir Gün

        9 Nisan 2026
        Kolezyum: Roma’nın Kalbinde Gladyatörlerin Hikayesi

        Kolezyum: Roma’nın Kalbinde Gladyatörlerin Hikayesi

        9 Nisan 2026

        birdakikadageziyorum

        1 dakikalık videolarım hikayelerim ile tarihe ve sanata keyifli bir yolculuğa hazırsanız takibe ve desteğe bekliyorum.

        Bugün çocukların bayramı olarak kutladığımız 23 Ni Bugün çocukların bayramı olarak kutladığımız 23 Nisan, aslında millet iradesinin dünyaya ilan edildiği gündü. 🇹🇷
23 Nisan 1920’de Ankara’da açılan ilk Meclis, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşlarından biri oldu.
Sonrasında bu anlamlı gün, geleceğimizin simgesi olan çocuklara armağan edildi.

Bu videoda gördüğünüz bina sıradan bir yapı değil… Bir ülkenin yeniden ayağa kalktığı yer. ✨

#23Nisan #TBMM #Ankara #Atatürk #BirdakikadaGeziyorum
        Prag’da kafamı kaldırdım… havada tek elle asılı du Prag’da kafamı kaldırdım… havada tek elle asılı duran bir adam vardı.

İlk anda çoğu kişi gibi ben de Kafka sandım. Ama aslında o, bilinçaltının babası Freud’muş.

Sanatçı David Černý bu heykelle modern insanın hayata tek elle tutunuşunu anlatmak istemiş.

Belki de hepimiz bazen dışarıdan güçlü görünürken, içeride sadece düşmemeye çalışıyoruz.

Prag’da heykeller bile zihninle oynuyor. 

Sizce bu heykel ne anlatıyor?

#Prag #Prague #CzechRepublic #DavidCerny #Freud Kafka TravelReels Avrupa Gezi Kesfet
        Bugün İstanbul’da Leonardo da Vinci’nin bir eseri Bugün İstanbul’da Leonardo da Vinci’nin bir eseri duruyor olabilirdi…

Evet, yanlış duymadınız.
1502 yılında Leonardo da Vinci, Osmanlı Sultanı Bayezid II’e bir mektup gönderdi.

Teklifi ise inanılmazdı:
Golden Horn üzerine dev, tek parça bir köprü yapmak istiyordu.

Ama proje kabul edilmedi.

Aradan yaklaşık 500 yıl geçti…
Modern mühendisler Leonardo’nun tasarımını yeniden test etti ve köprünün gerçekten yapılabilir olduğunu ortaya koydu.

Yani bir zamanlar fazla iddialı görülen fikir, yüzyıllar sonra mümkün bulundu.

Peki sence neden kabul edilmedi?
Gerçekçi gelmediği için mi, yoksa o dönem ihtiyaç görülmediği için mi? 👇

#LeonardoDaVinci #Istanbul #Halic #GoldenHorn #Osmanli Bayezid Tarih IstanbulHistory Kesfet ReelsTurkey 1DakikadaGeziyorum Mimarlik Muhendislik TarihBilgisi GeziBlogu
        Balat kıyısında yükselen bu zarif yapı, Osmanlı dö Balat kıyısında yükselen bu zarif yapı, Osmanlı döneminde kendi dillerinde ibadet etmek isteyen Bulgar cemaatinin kilisesi olarak inşa edildi.
Ancak bulunduğu zeminin ağır taş yapıyı taşıyamaması nedeniyle çözüm, Viyana’da üretilen prefabrik demir parçalarda bulundu.
Parça parça İstanbul’a getirilen Sveti Stefan Kilisesi, bugün hem eşsiz mimarisi hem de taşıdığı tarihî hikâyeyle büyülüyor. Daha önce gördünüz mü?

#DemirKilise #SvetiStefanKilisesi #Balat #İstanbulTarih #1DakikadaGeziyorum
Sveti Stefan Kilisesi
        Fatih Sultan Mehmet’in oğlu Cem Sultan, taht mücad Fatih Sultan Mehmet’in oğlu Cem Sultan, taht mücadelesini kaybettikten sonra tam 13 yıl boyunca Avrupa’da esir tutuldu.
Ve bu görkemli kalenin duvarları, onun umutlarının yavaş yavaş tükendiği günlere sessizce şahitlik etti.

Bir zamanlar Osmanlı tahtına aday bir şehzade…
Sonu, Roma’da yabancı bir kalede yazıldı.

Roma’ya yolunuz düşerse, bu kaleye sadece bir anıt gibi değil, yarım kalmış bir hayatın izleri gibi bakın.

#CastelSantAngelo #CemSultan #RomaGezilecekYerler #RomaTarihi #romagezirehberi
        Instagram'da takip et

        3 Kıta
        11 Ülke
        90.000 KM
        2.654 Görsel

        © 2026 Bir Dakikada Geziyorum
        Tasarım :