Reşit Taşı, Antik Mısır hiyerogliflerinin çözülmesini sağlayan en önemli arkeolojik keşiflerden biridir. MÖ 196 yılında hazırlanan bu taş üzerinde aynı metin üç farklı yazı sistemiyle yer alır: hiyeroglif, Demotik ve Antik Yunanca. Antik Yunanca’nın biliniyor olması sayesinde araştırmacılar diğer iki yazıyı karşılaştırma fırsatı bulmuş ve böylece hiyerogliflerin çözülmesi mümkün olmuştur. Reşit Taşı, dilbilim ve arkeoloji tarihinde bir dönüm noktasıdır.
Reşit Taşı Neden Önemlidir?
- Hiyeroglif yazısının çözülmesini sağlamıştır
- Antik Mısır tarihinin okunabilir hale gelmesine katkı sunmuştur
- Dilbilim çalışmalarında karşılaştırmalı yöntemin erken örneklerinden biridir
Hiyeroglifler Nasıl Çözüldü?
Fransız bilim insanı Jean-François Champollion, 1822 yılında yaptığı çalışmalarla hiyerogliflerin fonetik özellik taşıdığını kanıtladı. Bu keşif, Antik Mısır metinlerinin anlaşılmasının önünü açtı.
Nerede Bulundu?
Taş, 1799 yılında Napolyon’un Mısır seferi sırasında Reşit (Rosetta) kentinde Fransız askerleri tarafından keşfedildi. Günümüzde Londra’daki British Museum’da sergilenmektedir.
Tarihin en gizemli taşlarından biridir Rosetta taşı ya da diğer bilinen adıyla Reşit taşı. Napolyon’un Fransız kuvvetlerin Mısır Seferi sırasında 17 Temmuz 1799’da Kale yapımında bir subay tarafından tesadüfen bulunmuş ve bulunduktan sonra antik Mısır’ın gizemlerini ortaya çıkarmış taştır. Reşit Kasabası yakınında bulunduğu için, taşa, Fransızlar “Rosetta” demiştir. Reşit Taş, 118 cm. yüksekliğinde, 70cm. eninde ve 30 cm. kalınlığındadır.

Taşı bu kadar ünlü yapan olay taşın antik Mısır Kralı tarafından üç dilde yazılmış olmasıydı. Yani bu diller Mısır’da halkın kullandığı dil demotik, hiyeroglif ve antik Yunanca yazılmasıydı. Nedeni ise kralın emirlerinin hem o zaman ki Mısır’daki Asil kadronun, hem halkın hem de komşu Yunanistan’ın rahatça okuyup anlaması amaçlanmıştır.
Kısacası Rossetta taşı Mısır hiyerogliflerinin çözülmesini sağlamış yazıttır. Ama basit gibi görünse de büyük bir gelişme olmuştur.
Rosetta taşı yada Reşit taşı olarak bilinen bu tarihi eserde genç bir hükümdarın başa geçmesi anlatılmaktadır. Büyük İskender’in Mısır’ı fethettikten sonra hüküm süren Ptolemaios hanedanının hükümdarlarından yeni tahta geçen bir hükümdar tarafından yazılmıştır. Bu taş siyah bazalttan yapılmış ve kralın buyruklarını içermektedir. Taş genel olarak ilk etapta yeni Kralın, Amon‘un soyunun geldiği gibi bilgiler yazmakta ve yeni kral övülmektedir. Daha sonra da halka ve komşulara çeşitli mesajlar taşımaktadır.

İngilizler Napolyon’u yendikleri zaman, Taş’ı da yanlarında götürdüler. Bir iki yıl sonra yani 1801 ya da 1802 gibi de Reşit Taşı British Museum’da sergilenmeye başladı.
Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
1. Reşit Taşı nedir?
Reşit Taşı, MÖ 196 yılında yazılmış ve aynı metni üç farklı dilde içeren bir taştır. Hiyeroglif yazısının çözülmesini sağlamasıyla ünlüdür.
2. Neden önemli?
Çünkü hiyeroglif yazısının çözülmesini mümkün kılmıştır. Bu sayede Antik Mısır tarihi ve metinleri okunabilir hale gelmiştir.
3. Üzerinde hangi diller vardır?
Taş üzerinde hiyeroglif, Demotik ve Antik Yunanca olmak üzere üç farklı yazı sistemi bulunur.
4. Hiyeroglifleri kim çözdü?
Fransız bilim insanı Jean-François Champollion, 1822 yılında yaptığı çalışmalarla hiyeroglif yazısını çözmeyi başarmıştır.
5. Reşit Taşı nerede bulundu?
1799 yılında Napolyon’un Mısır seferi sırasında, Mısır’ın Reşit (Rosetta) kentinde bulunmuştur.
6. Bugün nerede sergileniyor?
Günümüzde Londra’daki British Museum’da sergilenmektedir.
7. Reşit Taşı olmasaydı hiyeroglifler çözülebilir miydi?
Reşit Taşı olmasaydı çözüm çok daha uzun sürebilir ya da mümkün olmayabilirdi. Üç dilde yazılmış olması büyük bir avantaj sağlamıştır.
8. Hangi döneme aittir?
Taş, Ptolemaios Hanedanı dönemine, yani Helenistik Mısır dönemine aittir.




