Brüksel’e iner inmez klasik bir Avrupa başkenti bekliyordum. Ama karşıma çıkan şehir biraz ters köşe yaptı. Bir yanda ihtişamlı Grand Place, diğer yanda sokak arasında karşına çıkan çizgi roman duvarları… Brüksel gezilecek yerler listesi aslında tam da bu sürprizlerle dolu. Brüksel ilk bakışta sade görünüyor ama içine girdikçe katman katman açılan bir şehir. Küçük gibi görünse de keşfettikçe anlatacak çok şeyi olduğunu fark ediyorsunuz.
Belçika’nın başkenti Brüksel, çoğu kişi için sadece Avrupa Birliği’nin merkezi gibi görünse de aslında gotik kuleleri, art nouveau cepheleri, çikolata kokan sokakları ve sürrealist ruhuyla çok daha fazlası. Bir köşede 17. yüzyıldan kalma bir meydanda zaman dururken, birkaç sokak ötede modern Avrupa’nın kalbi atıyor.
Grand Place’ın ihtişamı, Manneken Pis’in küçük ama meşhur meydan okuması, Atomium’un geleceğe göz kırpan silueti… Brüksel gezilecek yerler listesi sandığınızdan çok daha zengin. Üstelik şehir kompakt yapısıyla yürüyerek keşfetmeye de çok uygun.
Brüksel Nerede?
Brüksel, Belçika’nın başkenti ve Batı Avrupa’da yer alan önemli bir şehir. Fransa’nın kuzeyinde, Hollanda’nın güneyinde ve Almanya’nın batısında konumlanıyor. Yani tam anlamıyla Avrupa’nın merkezine yakın bir noktada.

Belçika ve Brüksel Hakkında Kısa Bilgiler
Belçika küçük bir ülke olmasına rağmen Avrupa’nın en yoğun nüfuslu ülkelerinden biri. Yaklaşık 11,3 milyon nüfusa sahip olan ülkenin toplam nüfusu İstanbul’dan bile daha az. Buna rağmen nüfus yoğunluğu oldukça yüksek ve Avrupa’da Hollanda’dan sonra en yoğun nüfuslu ülkelerden biri olarak kabul ediliyor.
Belçika’nın başkenti olan Brüksel’in nüfusu ise yaklaşık 2 milyon civarında. Şehir yalnızca ülkenin değil, aynı zamanda Avrupa’nın da en önemli siyasi merkezlerinden biri. Batı Avrupa’daki birçok ülkede olduğu gibi Belçika’da da son yıllarda doğum oranları düşerken ortalama yaşam süresi artıyor, bu nedenle nüfus giderek yaşlanıyor. Ülkedeki yabancı nüfusun önemli bir kısmı Avrupa Birliği ülkelerinden geliyor. İtalya, Fransa ve Hollanda’dan gelenler oldukça fazla. AB dışından gelen göçmenlerin büyük bölümünü ise Fas ve Türk kökenli topluluklar oluşturuyor.
Belçika, II. Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’nın yeniden yapılanmasında önemli rol oynayan ülkelerden biri olmuş. Bugün Avrupa Birliği kurumlarının büyük bir kısmı Brüksel’de bulunuyor. Aynı zamanda NATO’nun merkezinin de Brüksel’de olması, şehri Avrupa siyasetinin kalbi haline getiriyor.
Ülke anayasal monarşi ile yönetiliyor ve kral daha çok sembolik bir role sahip. 1993 yılında yapılan anayasal düzenleme ile Belçika üç federal bölgeye ayrılmış durumda:
- Brüksel-Başkent Bölgesi
- Flaman Bölgesi
- Valon Bölgesi
Belçika çok dilli bir ülke. Flamanca, Fransızca ve Almanca resmi diller arasında yer alıyor ve günlük yaşamda sıkça kullanılıyor.
Brüksel Gezilecek Yerler Listesi
Grand Place (Grote Markt)
Grand Place; (Grote Markt ) belediye binası, kent müzesi ve bira müzesi gibi birçok tarih yapıya barındıran Brüksel’deki en ünlü meydan. Unesco Dünya Kültür Mirasları içinde yer alıyor meydan. 1971 den beri her 2 senede bir 15 Ağustosta 2.000 metrekarelik çiçek halısı festivali yapılıyor bu meydanda.

1695 yılında Fransız bombardımanından sonra yerle bir olmuş meydan daha sonra aslına uygun olarak tekrar inşa edilmiş.İsterseniz meydanında ki binalar hiç gezmeden bölgedeki kafelerde vakit geçeriebilirsiniz. Karar sizin ben sizin ben sizin için meydanda bulunan birkaç yapıyı anlatıcam.Meydanda ilk dikkatinizi çekecek yapı; ortasında devasa kulesi olan heybetli bina Town Hall ya da Fransızca adıyla Hotel de Ville.
Hotel de Ville (Grand Place)
Grand Place meydanında yer alan Hotel de Ville 1402 yılında inşa edilmiş.Bugun belediye binası olarak kullanılıyor.

Kulenin en ucunda Mikail heykeli bulunuyor. 96 metrelik kuleye sahip yapının dış yüzeyinde azizler ve soyluları betimleyen figürler bulunuyor.Bunların bir kısmı koruma amacıyla “King’s House”da muhafaza edilmekte.Bir hikayeye göre kuledeki hataları fark eden mimar bunu kabullenemeyerek kendisini kuleden atmış.
Brüksel Kent Müzesi
Hotel de Ville’in tam karşısında ki bina; 1515–1536 yılları arasında inşa edilen, kralın köşkü anlamına gelen ve içerisinde şehrin tarihini bulabileceğiniz şehir müzesi Maison du Roi Kral’ın burayı almasından sonra adı Kral Evi olarak kalmış.

Yapı bugün Brüksel Kent Müzesi olarak hizmet veriyor ve zengin bir koleksiyona sahip. Ancak turistler kentin neredeyse simgesi olmuş, aslında çokda önemli olmayan işeyen çocuk heykeli “Mannekin Pis”in 800’e yakın farklı kostümlü halini görmeye geliyor.
Bira Müzesi
Belçika’nın yerel lezzeti olan onlarca çeşit biranın yapım aşamalarını anlatan Bira müzeside Grand Place meydanında (Maison des Brasseurs)

Belçika denilince akla gelen ilk şeyin bira olduğunu düşünürsek buraya girmemek haksızlık olur. İçeride bin bir çeşit eski ya da yeni tarihli bira göreceksiniz. Buranın önemli biralarından biri de Kwak birası ve bardağı. Alkol oranı (%8.4) ile oldukça talep gören bir bira. Hikayesi şöyle
“Pauwel Kwak” ilk olarak birayı kendisi için üretiyormuş. O zamanlar mevcut olan yasa gereği, faytan sürülerinin yolcu taşırken bira içmeleri yasakmış. Bu yüzden bira içmek isteyen sürücüler, bira içmek için yolcuların inmesini bekliyorlarmış. Bu sırada, biraları çoğunlukla dökülüyormuş. Bu problemi çözmek için Pauwel Kwak, şu anda bildiğimiz “Kwak” bardağını icat etmiş.
Kwak bardağı hakkında bir diğer şehir efsanesi de bardağın çıkardığı sesle alakalı. Şehir efsanesine göre, bardak şekli itibariyle bira içilirken “kwak” diye ses çıkartıyor ve bu sesten dolayı insanlar bardağa “kwak” bardağı demiş. Ben denedim bir ses çıkıyor ama o kadar anlaşılır değil. İlk efsane daha mantıklı geldi bana 🙂
Grand Place meydanında yer alan loncalara ait binaların hepsi mimari olarak güzel

Cephesini süsleyen tilki heykeli ile ünlü Le Renard (Tuhafiyeciler Loncası), Le Cornet (Tekneciler Loncası), şu anda bir cafe olan Maison des Boulangers (Fırıncılar Loncası), Maison des Ducs de Barbant (Barbant Dükleri Evi), Le Cygne (Kasaplar Loncası)
Manneken Pis / İşeyen Çocuk Heykeli

Brüksel gezilecek yerler listemizin ilk sıralarında yer alan ünlü heykel İşeyen Çoçuk’un kim olduğu veya yapılışı ile ilgili birçok hikaye bulunmakta. İlk gördüğünüzde sizde aaa bu muymuş hissi uyandıran Manneken Pis ya da bilinen adıyla İşeyen Çocuk Heykeli, Brüksel’in sembollerinden biri. Şehrin dünyaca ünlü meydanı olan Grand Place’e yakın bir konumda bulunan heykel 1619 yılından günümüze kadar tam 7 kez çalınmış. Tekrar çalınma riskine karşılık heykelin orjinali saklanmakta. Orjinalinin yerinde bulunan heykel ise 1965 yılında yapılmış birebir kopyası.
Manneken Pis’in kim olduğu veya yapılışı ile ilgili birçok hikaye bulunmakta. Bu hikayelerden bazıları bu çocuğun bir ajan olduğundan bahsederken bazıları kaybolan bir çocuğun anısına ailesi tarafından yaptırıldığını söylemekte. Şehirde en inanılan başka bir hikaye de bir savaş esnasında şehre yerleştiren bombayı işeyerek etkisiz hale getiren çocuğun heykeli olması.
İşeyen Çocuk Heykeli’nin bir de gardırobu var. Dünyanın çeşitli yerlerinden hediye gelen yaklaşık 800 kıyafetle oluşturulan bu gardırobun en ilgi çekici parçası Santa Claus kıyafeti. Özel günlerde bu koleksiyondan kıyafetler heykele giydirilir. Ayrıca kimi kutlamalarda Manneken Pis’den Belçika birası akıtılıyor. Şehrin maskotu haline gelmiş bu küçük heykelle ilgili birçok hediyelik eşya ve aksesuar da bulabilirsiniz.
Atomium- Demir kristalinin 165 milyar kez büyütülmüş hali

1958 Expo Fuarı için yapılmış 102 mt yüksekliğinde olan yapı 9 kürenin birleşiminden oluşuyor. Demirin kristal yapısının 165 milyar kez büyütülmesinden esinlenilen yapı 6 ay boyunca durması beklenirken günümüzde modern Brüksel mimarisinin sembolü haline gelmiş. Kuleler 12 boru ile birbirine bağlanıyor ve yürüyen merdivenlerle birbirine geçişi sağlanıyor.
En tepedeki küre dışındaki diğer kürelere yürüyen merdivenle çıkabilirsiniz. En tepedeki küre dışında diğer 4 küre daha ziyarete açık. 3 küre özel gün ve aktiviteler için ayrılmış olup. 1 kürede okul etkinlikleri için çocuklara ayrılmış.
Yapıldığı yıl olan 1958’de Avrupa’nın o zaman için en hızlı asansörüymüş.Bugün bu asansörle yukarı çıkarken asansör kabininin üstündeki camdan yukarıyı görebiliyorsunuz.
Brüksel’de mini-europe ile aynı alanda bulunuyor. Çoçuklarla yapılan gezilerde bu bölge onlar için çok eğlenceli. Çoçuklarım çok keyif aldı şiddetli tavsiye ederim.
Mini Europe

İstanbul’daki Miniatürk‘e benzer bir yapısı olan Mini Europe (Mini Avrupa), Avrupa Birliği sınırlarında yer alan önemli yapıların 1:25 ölçeğinde küçültülmüş minyatürlerinin sergilendiği bir minyatür parkı.
Park içerisinde bir lunapark ve su parkı bulunuyor. Atomium da parka cok yakın. Park içerisinde Eyfel Kulesi, Vezüv Yanardağı, Big Ben, Grand Place gibi ünlü yerlerin minyatürleri görülebilir.
Avrupa Birliği’ne bağlı yaklaşık 80 kentin, 350’ye yakın önemli yapısını birkaç saatte görmemiz mümkün oluyor. Alan yaklaşık 24.000 metrekare. Maalesef Türkiye’den bir yer göremedik.THY’nin bir uçağı vardı muhtemelen o da reklamdır. Mini Europe giriş ücreti 15,30€, Atomium biletini de buradan alırsanız ikisi birlikte 24,70€ ediyor.
Doga Bilimleri Müzesi

Tabii Bilimler Müzesindeki dinozor bölümü, Avrupa’nın en büyüğü olma özelliğini taşıyor.60 milyon yıl önce nesilleri tükenen dinozorların gün yüzüne çıkartılan 35 orjinal dinozor iskelet takımı müzede en çok dikkati çekenler arasında.
Özellikle Belçika’nın Fransa sınırındaki Bernissart kasabasında 1878 yılında maden ocaklarından çıkarılan 9 adet İguanodon türü dinozor iskeletleri koleksiyonun en dikkat çeken parçalarından.
Müzede dev etobur T-rex iskeletlerinin yanı sıra Stegosaurus, Diplodocus ve Maiasaurus gibi dinozor türlerine ait parçalar da görmek mümkün.
20 metre boyunda, 136 ton ağırlığında olabilen ve dünyanın en büyük ikinci balina türü olan Grönland balinası ile dünyanın en büyük yaşayan hayvanı olduğu düşünelen 33 metre boyuna ulaşabilen mavi balınanın iskeleti bulunuyor.
Müzede ayrıca 1969 yılında Antwerp şehrinde yer alan Lier kentinden bir mamut iskeleti getirilmiş.30 tane Iguanodon türü 300 m2’lik cam bir alan içinde sergileniyor, hem de tüm kemikleriyle birlikte. O kadar ki sanki üzerinize doğru geliyormuş hissine kapılıyorsunuz.
Cinquantenaire Parkı

1880 yılında yapılmış parkda çok sayıda bahçe, gölet, şelale ve değerli eseri barındıran park vakit geçirmek ideal bir yer.
Çok şık bir zafer anıtın bulunduğu tarafta,Kraliyet silah ve askeri müzesi, 400 aracın sergilendiği Autoworld müzesi, 15. yüzyıldan günümüze kadar pek çok önemli sanatçının eserleri sergilendiği Belçika kraliyet güzel sanatlar müzesi yer almakta. Çoçuklar özellikle araba müzesini sevdiler. Sonra park da vakit geçirmek çok keyifli oluyor.
St. Michael ve St. Gudula Katedrali

9. yüzyılda St. Michael’a adanmış bir şapel olarak yapılmış,11. yüzyılda kiliseye çevrilmiş. İçinde kutsal eşyalar bulunan yapıda kraliyet ailesine ait düğünler yapılmakta.
Brüksel Kraliyet Sarayı

Musee Belvue saray içinde faaliyet gösteriyor. Belçika’ın bağımsızlığından günümüze gelene dek bir çok dönemi yansıtıyor müze.
Basilica of the Sacred Heart

Kral II. Leopold tarafından kilisenin temelleri atılmış fakat tamamlanması 1969 yılını bulmuş. İki ince minaresi ve yeşil kubbesiyle dünyanın en büyük beşinci kilisesiymiş.
Dünyaca ünlü Belçika çikolatalarının üretimini ve tarihini anlatan çikolota müzesi Musee du Cacao et du Chocolat

Belçika’nın başarılı mimarı Victor Horta’nın müzesi

Mimarın müzesini gezerken demir işleri vitrayların ustalığına hayran kalabilirsiniz.
Galeries Royales Saint-Hubert pasajı

1846-1847 yılları arasında inşa edilen ünlü pasaj 100 metreden fazla uzunluğa sahip iki kanadı buluyor.
Ünlü markalar ve şık kafelerin olduğu pasajda keyifli vakit geçirebilirsiniz.
Brüksel konulu güzel fotoğraflar çektirebileceğiniz Mont de Arts

EXPO 1910 için geçici olarak kurulan bahçe, Kraliyet Sarayı ile Grand Place arasını güzelleştirmek için şık peyzaj yapılmış. Halk tarafından beğenilince aynı şekilde kullanılmaya devam edilmiş.
9000 müzik aletli Brüksel Müzik Enstrümanları Müzesi

Belçikalı müzikolog Francois-Joseph Fetis’in 1872’de hükümet tarafından satın alınan koleksiyonların sergilenmesi için 1877 yılında kurulmuş.
Old England Alışveriş Merkezi’ne ev sahipliği yapan binada dünyanın en büyük müzik aletleri koleksiyonlarından birini barındırıyor.
Tenten ve Şirinler gibi karakterler ve karikatürün yaradılışını anlatan Belçika Karikatür Müzesi

Pieter Bruegel’in mezarınında bulundugu 13 yy’dan kalma Eglise Notre Dame de la Chapelle

1850’lerden günümüze oyuncakların sergilendiği Brüksel Oyuncak Müzesi

22– Birinci Haçlı Seferi liderlerinden olan Godfrey de Bouillon Heykeli

Avrupa Birliği’nin başkenti Bruksel’de AB’ye özgü yönetim binaları Schuman ve Leopold bölgelerinde, belli saatlerde ziyarete açık olan partlemento binasını görebilirsiniz.
Brüksel’in tam bir müze cenneti olduğunu anlaşmıssınızdır. Çoçuklar için doğa bilimleri, karikatür, oyuncak müzesi gibi birçok müze olduğu gibi.Özellikle benim gibi resim sanatına düşkünseniz oldmaster ve Rene Magritte‘in müzelerini kaçırmamanızı tavsiye ederim.
Brüksel’de düzenli olarak yapılan festivaller ve zamanları
Animasyon Film Festivali (Şubat)
Uluslararası Fantastik Film Festivali (Nisan)
Brüksel Sanat Festivali (Mayıs)
Ommegang (Temmuz)
Pukkelpop (Ağustos)
Çiçek Halı Festivali (Ağustos)
Design September (Eylül)
Ping Screen (Ekim)
BRXL Bravo (Ekim)
Brüksel Kaç Günde Gezilir?
Brüksel oldukça kompakt bir şehir olduğu için kısa sürede gezilebilen Avrupa başkentlerinden biri. Şehrin tarihi merkezi ve turistik noktaları birbirine yakın olduğu için çoğu yeri yürüyerek keşfetmek mümkün.
Eğer sadece ana turistik noktaları görmek istiyorsanız 1–2 gün Brüksel’i gezmek için yeterli olacaktır. Grand Place, Manneken Pis, Atomium, Galeries Royales Saint-Hubert ve Kraliyet Sarayı gibi önemli yerleri bu sürede rahatlıkla görebilirsiniz.
Ancak müzeleri gezmek, parklarında vakit geçirmek ve şehrin atmosferini daha iyi hissetmek istiyorsanız 3 gün ideal bir süre olacaktır. Ayrıca Brüksel’den Brugge, Gent veya Antwerp gibi şehirleri günübirlik ziyaret etmek de oldukça yaygın.
Brüksel’de Ne Yenir?
Belçika mutfağı küçük ama oldukça lezzetli sürprizlerle dolu. Brüksel’de gezerken mutlaka denemeniz gereken birkaç klasik tat var.
Belçika Waffle’ı (Gaufre)
Brüksel’in en ünlü tatlılarından biri. Üzerine çikolata, çilek, krem şanti veya dondurma eklenerek servis ediliyor.
Belçika Çikolatası
Dünyanın en kaliteli çikolatalarından bazıları burada üretiliyor. Özellikle Godiva, Neuhaus ve Leonidas gibi markaların mağazaları Brüksel’de oldukça yaygın.
Patates Kızartması (Frites)
Belçikalılar patates kızartmasını milli yemek gibi görüyor. Genellikle farklı soslarla birlikte servis ediliyor.
Moules-Frites
Midye ve patates kızartması ile servis edilen Belçika’nın klasik yemeklerinden biri.
Belçika Biraları
Belçika, dünyadaki en zengin bira kültürlerinden birine sahip. Trappist ve Abbey biraları özellikle ünlü.
Brüksel Ulaşım Rehberi
Brüksel’de ulaşım oldukça kolay ve gelişmiş bir toplu taşıma ağı bulunuyor. Metro, tramvay ve otobüs hatları şehir içinde rahatça hareket etmeyi sağlıyor.
Metro
Brüksel metrosu şehir içi ulaşımın en hızlı yollarından biri. Özellikle turistik merkezler ve Avrupa Birliği bölgesi metro ile kolayca ulaşılabiliyor.
Tramvay ve Otobüs
Şehir genelinde oldukça yaygın. Metro olmayan bölgelere ulaşmak için en pratik seçenek.
Yürüyerek Gezmek
Brüksel’in tarihi merkezi oldukça kompakt olduğu için Grand Place çevresindeki birçok turistik noktayı yürüyerek keşfetmek mümkün.
Tren
Brüksel’den Brugge, Gent, Antwerp ve hatta Paris ve Amsterdam gibi şehirlere trenle kolayca ulaşılabiliyor.
Brüksel Hakkında Sık Sorulan Sorular
Brüksel kaç günde gezilir?
Brüksel kompakt bir şehir olduğu için ana turistik noktaları görmek genellikle 1–2 gün için yeterlidir. Grand Place, Manneken Pis, Atomium ve Kraliyet Sarayı gibi önemli yerleri bu sürede gezebilirsiniz. Ancak müzeleri ziyaret etmek ve çevre şehirleri görmek isteyenler için 3 gün ideal bir süre olacaktır.
Brüksel pahalı bir şehir mi?
Brüksel Avrupa’nın bazı büyük başkentlerine göre daha makul fiyatlı sayılır. Konaklama ve restoran fiyatları Paris veya Amsterdam kadar yüksek değildir. Ancak turistik bölgelerde fiyatlar biraz daha artabilir.
Brüksel’de ne yenir?
Brüksel’de mutlaka denemeniz gereken lezzetler arasında Belçika waffle’ı, Belçika çikolatası, frites (Belçika patates kızartması), moules-frites ve Belçika biraları bulunur. Şehir özellikle tatlıları ve çikolatalarıyla ünlüdür.
Brüksel’e ne zaman gidilir?
Brüksel’i ziyaret etmek için en güzel dönem ilkbahar ve yaz aylarıdır. Nisan ile Eylül arasında şehir daha canlı olur ve hava daha keyiflidir. Noel döneminde ise Brüksel’de kurulan Christmas Market oldukça popülerdir.
Brüksel’den hangi şehirlere gidilebilir?
Brüksel’den trenle kolayca ulaşılabilen birçok güzel şehir vardır. En popüler günübirlik rotalar arasında Brugge, Gent ve Antwerp bulunur. Bu şehirlerin çoğuna trenle yaklaşık 1 saat içinde ulaşabilirsiniz.
Brüksel yürüyerek gezilebilir mi?
Evet. Brüksel’in tarihi merkezi oldukça kompakt olduğu için Grand Place çevresindeki birçok turistik yeri yürüyerek keşfetmek mümkündür. Bu da şehri gezmeyi oldukça kolaylaştırır.




