Fatih Sultan Mehmet’in oglu Cem Sultan’ın esir tutulduğu görkemli kale Castel Sant Angelo ( Aziz Melek Kilisesi)–Roma

Lungotevere Castello, 50, 00193 Roma RM, Italy
Muhteşem

MS 136’da Hadrianus’un mozolesi olarak inşa edilmiş kale.Rivayete göre,veba salgını şehri sarmış ve Papa I. Gregorius bu salgının bitmesi için bir tören düzenlemiş, tören sırasında Papa Gregorius salgının bitmesi için Tanrı’ya yalvarırken gökten bir melek gelmiş ve Mozole’nin üzerine konmuş, kılıcını kılıfına sokmuş. Ve büyük veba salgınını sona erdirmiş.

O dönem kalede bir çok davalara bakılır ve idam mahkumları burada idam edilirmiş. İdam edilen mahkumun kafası günlerce ibret olması amacı ile köprüde asılı tutulurmuş.
58 odadan oluşan ve Tiber Nehri kıyısına kurulan bu kale zamanında Fatih Sultan Mehmet’in oğlu Cem Sultan’ın da sürgün geçirdiği yılların bir kısmına ev sahipliği yapmış.

 


Vatikan Sarayı’na dek uzanan gizli geçişlerin bulunduğu ve papanın tehlike anında kaçış güzergâhı olarak inşa edildiği söylenen kale Ortaçağda bir dönem hapishane olarak da kullanılmış.
Bronz Melek Heykeli ise 18. yüzyıl Flaman heykeltıraş Pieter Verschaffelt’e ait.


Roma’da Tiber nehri üzerindeki 20 köprü bulunur.Bu köprülerden biri Sant’ Angelo Köprüsü’dür. Sant ‘Angelo Kale’sinin tam önünde trafiğe kapalı olan tek köprüdür.Köprünün her iki tarafında da Bernini ve öğrencilerinin yaptığı melek heykelleri bulunuyor.Kale aynı zamanda Melekler ve Şeytanlar filminin de geçtiği mekân.

Cem Sultan’ın acıklı hikayesi


Fatih Sultan Mehmed 1481 Mayıs’ında öldüğü zaman Cem Sultan henüz 22 yaşındaydı ve İstanbul tahtına ağabeyi Bayezid oturdu. Cem başkaldırdı ama ağabeyinin gönderdiği orduların karşısında yenildi. Mısır ve Hicaz taraflarına gitti, sonra yeniden Anadolu’ya geçip ağabeyiyle bir daha savaşa tutuştu, tekrar yenilince memleketini ebediyyen terketti.
Hayatının geri kalan 13 senesini Rodos’ta, Roma’da ve Fransa’da geçirdi. Papa, şövalyeler ve Avrupa kralları tarafından Osmanlı tahtına karşı bir tehdit olarak kullanıldı, ağabeyi Sultan Bayezid kardeşinin Osmanlı topraklarına gelmemesi için Papa’ya ve krallara haraç olarak büyük servetler ödedi ve Cem, Fransa Kralı Sekizinci Charles’ın elinde rehin iken 1495 Şubat’ında acılar içerisinde can verdi. Şehzadeyi, Papa Altıncı Alexander’ın zehirlettiği zannediliyordu.
Cem’in üç oğlu ve iki de kızı vardı. Oğullarından Şehzade Abdullah ve kızlarından Ayşe Sultan, küçük yaşta öldüler. Büyük oğlu Oğuz Han babası sürgündeyken İstanbul’da idi ve amcası Bayezid 1483 Şubat’ında henüz dokuz yaşında olan şehzadeyi “nizâm-ı âlem” için boğdurdu. Mısır’da yaşayan diğer kızı Gevher Melike de sonraları İstanbul’a geldi ve 1505’te burada öldü.
Cem’in hayatta tek bir oğlu kalmıştı: Şehzade Murad… Babasının sürgünü sırasında Rodos’a yerleşti ve Maria Concetta Doria adında bir İtalyan kadınla evlendi. Daha sonra Müslümanlığı bırakıp Hristiyan oldu, “Papalık Prensi” yapıldı.
Rodos’ta çoluk-çocuğa karıştı ve Kanuni Süleyman’ın adayı fethetmesine kadar burada “Prens” olarak yaşadı. Rodos’un 1522 kışında Türkler’in eline geçmesinden hemen sonra da, 27 Aralık günü boğduruldu. İdamında 48 yaşındaydı.
Türk kaynakları Cem Sultan’ın oğlu Şehzade Murad’ın “Cem” adındaki oğluyla beraber idam edildiğini söylerken, Malta, Rodos ve Vatikan arşivlerinde bulunan belgeler küçük Cem’in öldürülmediğini, Nicola ismini alıp Malta’ya yerleştiğini ve 1536’daki ölümüne kadar burada yaşadığını söylüyorlar.
Cem Sultan’ın Avrupa’da yaşayan torunları, işte bu Şehzade Cem’in, yani sonraki adı ile Prens Pierre ile oğlu Prens Nikola’nın soyundan geldiklerini söylüyorlar..
Cem Sultan’ın 17. göbekten torunu olan Said-Zammit, 2001 senesinde Osmanoğlu ailesinin o zamanki reisi olan Osman Ertuğrul Efendi’ye müracaat ederek “Büyük dedelerinin aynı kişi, yani Fatih Sultan Mehmed olduğunu” söylemiş, Said ailesinin birkaç asırlık vaftiz kayıtlarının kopyalarını göndermiş ve Osmanoğulları’nın aile ağacında yeralmak talebinde bulunmuştu. Osman Ertuğrul Efendi ise, talebi “Gönderdiğiniz belgeler doğru gibi görünüyor, akraba olabiliriz ama Papalık Prensi ve Hristiyan olduğunuz için Osmanoğlu aile ağacında yeralmanız imkânsızdır” diyerek nazikçe reddetmişti.
Cem Sultan’ın babasına her yönden kardeşi Beyazitten daha cok benzediği söylenir. Savaşçıydı, kardeşi şehzade Bayezid ise Fatih devrinin bitmez tükenmez savaş politikalarına da, geleneksel çevrelerin bir kenara itilmesine de karşıydı.

Related Place