100.000 ton su depolayan Yerebatan Sarnıcı

Alemdar Mh., Yerebatan Cd. 1/3, 34410 Fatih/İstanbul
Muhteşem

Bir Dakikalık video ile Yerebatan Sarnıcı gezisi

İstanbul’da Bizans döneminde yapılmış çok sayıda su sarnıcı var. İstanbul’a 19 km uzaklıktaki, Belgrad ormanlarından getirilen suyun toplandığı Yerebatan sarnıcı en büyüğü. Justinianus tarafından 527 yılında yapılmış. 9.800 m2 alanı ile yaklaşık 100.000 ton su depolama kapasitesine sahip.

Bazilika Sarnıcı adeta bir saray görünümünde olduğu için “Yerebatan Sarayı” olarak da adlandırılmış. Çoğunluğu daha eski yapılardan toplanan 336 sutun bulunmakta.
4 yy. Hıristiyan olan halk, bütün pagan sembolleri ortadan kaldırmak istediğinden iki adet Medusa kabartmasını sarnıcın içinde muhafaza etmiş. Bir başka rivayet ise, Yunan mitolojisinde, üç kız kardeşten yılan başlı olan Medusa, kendisine bakanları taşa çevirme gücüne sahipmiş. O dönemde özel yerleri korumak için Medusa resim ve heykelleri kullanılırmış.
İslâmî geleneklere göre; durgun su, kirli kabul edildiği için Osmanlılar sarnıcı saray bahçelerini sulamak için kullanmışlar. Sarnıç, İstanbul’a gelen Hollandalı gezgin tarafından, Ayasofya civarında dolaşırken kesfedilmiş.Buradaki evlerin aşağıya sarkıttıkları kovalarla su çektiklerini öğrenmesi ile..

İstanbul gezilecek yerler listesinde ilk sıralarda olan 100.000 ton su kapasiteli Yerebatan Sarnıcı-İstanbul-527

I. Justinianus (527-565) tarafından yaptırılan yeraltı sarnıcı toplam 9.800 m2 alanı ile yaklaşık 100.000 ton su depolama kapasitesine sahiptir. Şehre 19 km uzaklıktaki Belgrad ormanlarından su kemleri ile su getilrmiş sarnıca. En buyük yer altı sarnıcı olan yerabatan sarnıcı Suyun içinden yükselen mermer sütunlar sebebiyle halk arasında “Yerebatan Sarayı” olarak isimlendirilmiştir. Sarnıcın bulunduğu yerde daha önce bir Bazilika bulunduğundan, Bazilika Sarnıcı olarak da anılır. Her biri 9 metre yüksekliğinde 336 sütun bulunmaktadır.

Çoğunluğu daha eski yapılardan toplandığı anlaşılan yontulmuş sütunların büyük bir kısmı tek parçadan, bir kısmı da iki parçadan oluşmaktadır. Bu sütunların 98 adedi Corint üslûbu yansıtırken bir bölümü de Dor üslûbunu yansıtmaktadır.

Sarnıcın kuzeybatı köşesindeki iki sütunun altında kaide olarak kullanılan iki Medusa Başı, Roma Dönemi heykel sanatının şaheserlerindendir. Medusa başlarının hangi yapılardan alınıp buraya getirildiği bilinmemektedir. Medusa, Yunan mitolojisinde yeraltı dünyasının dişi canavarı olan üç Gorgona’ dan biridir. Bu üç kız kardeşten yılan başlı Medusa, kendisine bakanları taşa çevirme gücüne sahiptir. Bir görüşe göre o dönemde büyük yapılar ve özel yerleri korumak için Gorgona resim ve heykelleri kullanılırdı ve Sarnıca Medusa başının konulması da bu yüzdendir.
Sarnıç, uzunluğu 140 metre, genişliği 70 metre olan dikdörtgen biçiminde bir alanı kaplayan, dev bir yapıdır. Her biri 9 metre yüksekliğinde 336 sütun bulunmaktadır. Birbirine 4.80 metre aralıklarla dikilen bu sütunlar, her biri 28 sütun içeren 12 sıra meydana getirirler. Sarnıcın tavan aralığı kemerler vasıtasıyla sütunlara aktarılmıştır.

Sarnıcın tuğladan örülmüş 4.80 metre kalınlığındaki duvarları ve tuğla döşeli zemini, Horasan harcından kalın bir tabakayla sıvanarak su geçmez hale getirilmiştir.
Sarnıcın kuzeybatı köşesindeki iki sütunun altında kaide olarak kullanılan iki Medusa Başı, Roma Dönemi heykel sanatının şaheserlerindendir. Medusa başlarının hangi yapılardan alınıp buraya getirildiği bilinmemektedir
Bir efsaneye göre Medusa, Yunan mitolojisinde yeraltı dünyasının dişi canavarı olan üç Gorgona’ dan biridir. Bu üç kız kardeşten yılan başlı Medusa, kendisine bakanları taşa çevirme gücüne sahiptir. Bir görüşe göre o dönemde büyük yapılar ve özel yerleri korumak için Gorgona resim ve heykelleri kullanılırdı ve Sarnıca Medusa başının konulması da bu yüzdendir.
Sarnıcın kuzeybatı köşesindeki iki sütunun altında kaide olarak kullanılan iki Medusa Başı, Roma Dönemi heykel sanatının şaheserlerindendir.

Bizans döneminde bu çevrede geniş bir sahayı kaplayan ve imparatorların ikamet ettiği büyük sarayın ve bölgedeki diğer sakinlerin su ihtiyacını karşılayan Yerebatan Sarnıcı, İstanbul’un Osmanlılar tarafından 1453 yılında fethinden sonra bir müddet daha kullanılmış ve padişahların oturduğu Topkapı Sarayı’nın bahçelerine buradan su verilmiştir.
İslâmî kaidelerin temizlik esasları gereği durgun su yerine akar vaziyetteki suyu tercih eden Osmanlılar’ın şehirde kendi su tesislerini kurduktan sonra kullanmadıkları anlaşılan Sarnıç, 16. yüzyılın ortalarına gelinceye kadar Batılılar tarafından fark edilmemiş, nihayet 1544-1550 yıllarında Bizans kalıntılarını araştırmak üzere İstanbul’a gelen Hollandalı gezgin P. Gyllius tarafından yeniden keşfedilerek Batı âlemine tanıtılmıştır. P. Gyllius, araştırmalarından birinde, Ayasofya civarında dolaşırken, buradaki evlerin zemin katlarında bulunan kuyu benzeri yuvarlak büyük deliklerden ev halkının aşağıya sarkıttıkları kovalarla su çektikleri, hatta balık tuttuklarını öğrendi. Büyük bir yeraltı sarnıcının üzerinde bulunan ahşap bir binanın duvarlarla çevrili avlusundan, yerin altına inen taş basamaklardan elinde bir meşaleyle sarnıcın içerisine girdi. P. Gyllius, çok zor şartlarda sarnıcı sandalla dolaşarak ölçülerini alıp sütunlarını tespit etti. Gördüklerini ve edindiği bilgileri seyahatnamesinde yayımlanan Gyllius, birçok seyyahı etkilemiştir.

Bir Dakikalık video ile Yerebatan Sarnıcı gezisi, İstanbul gezilecek yerler

Bir Dakikalık video ile Yerebatan Sarnıcı gezisi, İstanbul gezilecek yerler

Medusa başı

Bir Dakikalık video ile Yerebatan Sarnıcı gezisi, İstanbul gezilecek yerler

 

Medusa Başı

Bir Dakikalık video ile Yerebatan Sarnıcı gezisi, İstanbul gezilecek yerler

 

Related Place